YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9870
KARAR NO : 2021/6396
KARAR TARİHİ : 01.06.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM : a)Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden;
TCK’nın 204/1, 204/3, 43/1, 62/1, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
b)Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden; TCK’nın 8/1-d-f-son, 62/1, 52/2, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
c)Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçu yönünden;
TCK’nın 268/1. maddesi yollamasıyla TCK’nın 267/1, 62/1, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşüldü;
Sanığın Yapı Kredi Bankası …Şubesinin …nolu hesabı üzerinden aldığı çek koçanından keşide ettiği çekleri verdiği kişilerin tespit edilerek sanık hakkında zamanaşımı süresi içerisinde soruşturma yapılması mümkün görülmüştür.
Sanık …’ın Ümraniye ilçesi Çatalmeşe Muhtarlığında 26/06/2006 tarihli üzerinde kendi fotoğrafı yapıştırılmış bulunan ve kardeşi …’ın kimlik bilgileri olan nüfus cüzdanı talep belgesini düzenlettirdikten sonra bununla Ümraniye Kaymakamlığı Nüfus Müdürlüğüne başvurarak 26/06/2006 tarihli Y09 seri 047748 nosu olan nüfus hüviyet cüzdanını aldığı, bu nüfus cüzdan ile 17 07 2006 tarihinde…Ticaret ve Sanayi ve Limited Şirketinin hisselerini şirket ortakları Muzaffer Bulduk ve Fuat Bulduk’tan devraldığı, Üsküdar 4. Noterliğinde 19/07/2006 tarihli 29995 yevmiye no’lu imza sirkülerini “…” yazısını kendi el yazısıyla yazıp imzaladığı ve şirketin müdürlüğüne atandığı, şirket yetkilisi ve müdürü olarak Yapı Kredi Bankası …Şubesinden …nolu hesabı açtırdığı, bu hesap üzerinden çek karnesi alıp keşide ettiği çekleri piyasaya sürdüğü, çeklerin karşılıksız çıkması üzerine karşılıksız çek keşide etmek suçundan yapılan şikayet üzerine mağdur …’ın çok sayıda mahkumiyet kararları aldığı ve sanığın bu şekilde müştekinin cezaevine girmesine neden olduğu, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçları işlediği iddia olunan somut olayda;
1)Sanığın başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapı Kredi Bankası’nın, sanığın üzerine atılı başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından doğrudan doğruya zarar görmediği gibi, bu suçlardan davaya katılma hakkı bulunmadığı, böylece hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 315/2. maddesi ve 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2)Sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık savunması, katılan ve mağdur beyanları, tanık anlatımı , bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş, sanığın Üsküdar 4. Noterliğinde 19/07/2006 tarihli 29995 yevmiye no’lu imza sirkülerini “…” yazısını kendi el yazısıyla yazıp imzalaması ve imza sürkülerinin kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olması nedeniyle tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğine , sanık müdafinin ise sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
3)Sanığın nitelikli dolandırıcılık ve başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümlere yönelik sanık müdafinin temyiz talebinin incelenmesinde;
a)Nitelikli dolandırıcılık suçuna yönelik;
5271 sayılı CMK’nın 170/3-6. maddesi uyarınca iddianamede “yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri, mevcut delillerle ilişkilendirilerek yüklenen suçu oluşturan olaylar'” gösterilecek, aynı Kanun’un 225. maddesine göre de hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilecektir. İddianamede, sanığa isnat edilen ve suç sayılan maddi fiilleri, yerini, zamanını açıkça göstermeli, hukuki nitelendirmesi yapılan fiilin, kanunda karşılığı olan suç ve cezası hakkında bilgi içermelidir. İsnat edilen suçun dayanağı olan maddi olaylar hakkında savunmasını yapabilecek şekilde sanığın bilgilendirilmemesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6/3-a maddesinin ihlaline de yol açar.
Dolandırıcılık suçunda unsur olan hilenin, gerçek kişiye yöneltilmesi ve hataya düşülerek onun veya bir başkasının mal varlığı aleyhine, failin kendisine veya başkalarının yararına haksız bir menfaat sağlaması gerekir. Belirsiz kişiler aleyhine dolandırıcılık suçu işlenemez.
Bu hukuksal bilgiler ışığında somut olay incelendiğinde, sanığın, kardeşi olan mağdur …’ın kimlik bilgileriyle düzenlenmiş üzerinde kendi fotoğrafı olan sahte nüfus cüzdanı ile…isimli şirketin ortağı olduğu, şirket yetkilisi ve müdürü olarak Yapı Kredi Bankası …Şubesinden …nolu hesabı açtırdığı, bu hesap üzerinden çek karnesi alıp keşide ettiği çekleri piyasaya sürdüğü iddiasının bulunduğu ancak dosya kapsamında sanığın sahte olarak keşide ettiği çekler bulunmadığı gibi iddianamede de sanığın sahte çekleri kime , ne zaman , hangi ticari ilişki kapsamında verdiğine yönelik bir belirlemenin de bulunmadığı, iddianame anlatımında sadece “sanığın bu hesap üzerinden çek karnesi alıp piyasaya çekler keşide ettiği”nin belirtildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan usulune uygun açılmış bir davanın bulunmadığı gözetilmeden yargılamaya devam olunmakla yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçuna yönelik;
İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK’nın 268. maddesinde tanımlanan, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanarak başkası hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlaması gerektiği, sanığın, menfaat temin etmek amacıyla mağdur adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ile şirket hissesi devralıp ,şirket hesabından çek keşide etmesi şeklindeki eyleminin nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına vücut verdiği ve bu suçlardan da hüküm kurulduğu, bu nedenle sanık hakkında açılan ve yasal unsurları oluşmayan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan beraat hükmü verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükümlerin BOZULMASINA, 01/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.