Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2018/3070 E. 2021/6067 K. 01.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3070
KARAR NO : 2021/6067
KARAR TARİHİ : 01.12.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK’nin 260/1. maddesine göre irtikap suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasa’nın 18. maddesindeki düzenlemenin verdiği yetkiye ve CMK’nin 237/2. maddesine dayanılarak Hazinenin katılma isteminin KABULÜNE, incelemenin katılan Hazine vekilinin beraat, sanık … müdafin ise mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar tarafından durdurulan müşteki …’in kullandığı araçta yolcu olarak bulunan ve hazırlık aşamasında tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulan Suriye uyruklu şahısların pasaportsuz olarak ülkeye girişleri sebebiyle suç tarihinde sanıklarca herhangi bir işlem yapılmamış olması da nazara alındığında, toplanan kanıtlarla iddia ve savunma incelenip tartışılarak suçun sübutu ve niteliği soruşturma sonuçlarına ve yasaya uygun biçimde tayin edilmiş bulunduğundan, tebliğnamedeki mahkumiyet hükmüne yönelik bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, beraat kararına ilişkin hüküm fıkrasında CMK’nin 223/2-e madde-fıkra-bendine yer verilmeyerek aynı Kanun’un 232/6. madde ve fıkra hükmüne aykırı davranılmış ise de anılan noksanlık sonuca etkili görülmemiş, TCK’nin 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz sırasında nazara alınması mümkün bulunmuş,
yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık … hakkındaki sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK’nin 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında kullanmaktan yasaklanmasına karar verilen hak ve yetkilerin yer aldığı bent numarası gösterilmeden ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde süre belirtilmeksizin “3 yıl 4 ay sürenin yarısı kadar bir süre ile bu hak ve yetkileri kullanmasından yasaklanmasına” karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa’nın 322. maddesi gereğince hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan TCK’nin 53/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine, mahkemenin takdir uygulaması da gözetilerek “Suçu TCK’nin 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanığın aynı Kanun’un 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, 1 yıl 8 ay süreyle bu hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık … hakkında verilen beraat hükmü eleştiri dışında usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün DOĞRUDAN ONANMASINA 01/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.