Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/33959 E. 2021/9838 K. 04.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/33959
KARAR NO : 2021/9838
KARAR TARİHİ : 04.11.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Sanık hakkında tehdit suçundan dava açıldığı halde hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, tehdit suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak zamanaşımı süresi içinde mahkemesince hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
5271 sayılı CMK’nin 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı nazara alındığında; iddianamede, sanığın, somut olarak bir kamu görevlisi ile ilişkisi olduğuna, onlar nezdinde hatırı sayıldığına dair bir anlatımın bulunmaması karşısında; tebliğnamedeki, eylemin TCK’nin 158/2. maddesine temas ettiği gerekçesiyle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
1)Sanığın katılanlara kendisini MİT mensubu olarak tanıtıp, katılanların akrabası olan …’yi cezaevinden çıkartacağını, nakliyecilik yapmak için ortak araç alacaklarını, katılanlar … ve …’ü işe yerleştireceğini vaat ederek menfaat temin ettiğinin iddia ve kabul edildiği olayda; katılan …’ın, işlettiği petrol istasyonuna sürekli gelen sanığın kendisini MİT çalışanı olarak tanıttığını, cezaevinde bulunan kardeşi …’yi cezaevinden çıkartacağını söylediği, bunun için kendisi ve babası aracılığı ile değişik tarihlerde sanığa toplam 59.000 TL verdiklerini, yine sanığın kendisine ortak nakliyecilik yapacaklarını ve TIR alacaklarını söylediği, nufüs cüzdan sureti, ikametgah belgesi istediğini, bu belgeleri verdiğini, bu işle ilgili sanığın talep etmesi üzerine değişik tarihlerde kendisi ve babası aracılığı ile toplamda 16.500 TL verdiklerini beyan etmesi; katılan …’nin, sanığın MİT mensubu olduğuna kendisini inandırdığını, MİT’te işe aldıracağını söyleyerek kendisine bir takım belgeler imzalattığını, sanığa nüfus cüzdanı fotokopisi ve ikametgah belgesi verdiğini, bankada hesap açtırdığını, sonra sanığın telefonla arayıp silah parası için 3.500 TL yatırman gerekiyor dediğini ve bu parayı sanığın hesabına yatırdığını beyan etmesi; katılan …’ün, sanığın kendisini MİT ajanı olarak tanıttığını, İngilizce öğretmeni olduğunu bildiği için MİT’e iş başvurusu yapmasını istediğini ve başvuru yaptığını, iş vaadiyle MİT’in yeni binası için bağış adı altında para talep eden sanığa toplam 24.500 TL para verdiklerine dair beyanı; katılanların beyanlarında geçen ödemeye dair belgeler ve dosya içeriğine göre, sanığın farklı zamanlarda katılanlarla görüşerek her birine yönelik ayrı ayrı hileli hareketleri ile menfaat temin ettiğinin anlaşılması karşısında mağdur sayısınca dolandırıcılık suçunun oluştuğu, buna göre sanığın, katılan …’a yönelik eylemi nedeniyle TCK’nin 157/1, 43/1; katılan …’ye yönelik eylemi nedeniyle TCK’nin 157/1; katılan …’e yönelik eylemi nedeniyle TCK’nin 157/1. maddesi gereği ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirme ile zincirleme şekilde dolandırıcılık suçundan tek bir hüküm kurulup somut olayda uygulama yeri bulunmayan TCK’nin 43/2. maddesinin uygulanması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini yasaya aykırı,
2)Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekili ile sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 04.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.