YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21186
KARAR NO : 2012/24916
KARAR TARİHİ : 22.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-) Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanık müdafiinin temyiz talebi, beraat kararının gerekçesine yönelik olmadığından ve bu konuda hukuki yararı bulunmadığından temyiz talebinin isteme uygun olarak REDDİNE,
II-) Sanık … hakkında kendisi hakkında şikayetinden vazgeçen müşteki …’a yönelik eylem sebebiyle kurulan hükmün, sanık … hakkında katılan …’a yönelik hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından, müşteki …’a yönelik hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından, katılan …’ya yönelik hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından, yine müşteki …’a yönelik hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından ve müşteki Murat Yıldırım’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Sanık … hakkında müşteki …’a yönelik eylem sebebiyle geceleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Sanık … hakkında kurulan hükümde tekerrüre hangi ilamın esas alındığı belirtilmemiş ise de; bu husus infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı bir eksiklik olarak görülmüştür.
Sanık …’in, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Önceden verilen karar doğrultusunda diğer sanıklarla anlaşarak eyleme doğrudan katılan sanık …’ın eylemi hakkında 5237 sayılı TCK’nın 37. maddesi yerine aynı yasanın 39/2-c maddesiyle hüküm kurulması, geceleyin işyeri(konut) dokunulmazlığı ihlal suçları bakımından kurulan hükümlerde, eylemin birden fazla kişi tarafından işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerekliliğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a,b,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “c” bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, hatalı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin ve sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin paragraf çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ paragrafının eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-) Sanık … hakkında müşteki …’a yönelik yönelik eylem sebebiyle kurulan hükmün, sanık … hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükmün ve sanık … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Sanık … hakkında müşteki …’a yönelik eylem sebebiyle geceleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık …’in mağdur …’a yönelik herhangi bir eyleminin bulunmaması ve katılan …’ya yönelik hırsızlık suçunu işlemiş olması karşısında, hakkında mağdur …’a yönelik eylemi var kabul edilerek hırsızlık suçundan hüküm kurulması ile müşteki …’ya yönelik eyleminden dolayı herhangi br hüküm kurulmaması suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması,
2-Sanık … Geçiçi’ye ait adli sicil kaydında hükümlülüğünün bulunmadığının belirtilmesine karşın, adli sicil kaydı incelendiğinde, doğum yerinin yazılmadığı gibi doğum tarihinin de ay ve günü içerecek şekilde yazılmamış olması nedeniyle, sanığa ait kimlik bilgilerini içerir adli sicil kaydı getirtilerek incelendikten sonra, müştekiler … ve …’a yönelik eylem sebebiyle kurulan hükümlerde, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
3- Sanık …’a adli sicil kaydında infaz edilmeyen hükümlülüklerinin infaz tarihleri araştırılarak tekerrrüre esas hükümlülükleri bulunup bulunmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesinden sonra, denetime olanak sağlanması bakımından tekerrüre esas alınan önceki hükümlülüğünün neden ibaret olduğunun karar yerinde gösterilmemesi,
4- Kabule göre de;
a- Sanık … hakkında müşteki …’a karşı işlenen eylem nedeniyle kurulan hükümde, önceden verilen karar doğrultusunda diğer sanıklarla anlaşarak eyleme doğrudan katılan sanığın eylemi hakkında 5237 sayılı TCK’nın 37. maddesi yerine aynı yasanın 39/2-c maddesiyle hüküm kurulması,
b- Geceleyin işyeri (konut) dokunulmazlığı ihlal suçları bakımından kurulan hükümlerde, eylemin birden fazla kişi tarafından işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerekliliğinin gözetilmemesi,
c- 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a,b,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “c” bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, hatalı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, sanıkların ceza süreleri bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 22/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.