YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24152
KARAR NO : 2012/10507
KARAR TARİHİ : 07.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : …
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde lehe Yasanın belirlenmesi amacıyla verilen uyarlama kararlarının duruşma açılarak verilmesi gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1 maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu, haklarında hüküm kesinleşen …, … ve … ile birlikte gece vakti katılana ait işyerine tuvalet penceresinden camını kırıp girerek, içerideki kasayı levye ile kilit kısmından kırıp içerisinden hırsızlık yapan sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143 maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra aynı yasanın 116/2-4, 151/1 maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarını da oluşturması karşısında, uzlaşma hükümleri de değerlendirerek, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 07.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.