YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19012
KARAR NO : 2012/22886
KARAR TARİHİ : 05.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında zamanaşımı süresi içinde mala zarar verme suçundan işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Sanığın önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 Sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Katılana ait kapalı kasa kamyonetin arka kapak asma kilidinin kırılarak suça konu eşyaların alınmaya kalkışılması eylemi 5237 Sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu halde aynı yasanın 141/1. maddesinin uygulanması,
2-5237 sayılı TCK’nın 61/4-5. madde ve fıkralarında belirtilen sıralamaya aykırı olarak aynı yasanın 143/1. maddesinin 35. maddeden sonra uygulanması ,
2-Sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 35/2. maddesi gereği cezadan ¾ oranında indirim yapılırken hapis cezasının 3 ay yerine yazılı şekilde belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
3-Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerüre esas alınan ilamın 1412 Sayılı CMUK’un 305/son. Maddesi gereği tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
4-5237 Sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
5-Ortak yapılan yargılama giderlerinin sanıkların paylarına düşen miktarlar da ayrı ayrı alınması yerine, “müştereken ve müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer C. Savcısı’nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi yönünden sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 05.11.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.