YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16435
KARAR NO : 2012/22410
KARAR TARİHİ : 31.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıklar hakkında sonuç olarak 1 yıl hapis cezasına, ayrıca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına hükmolunduğu, 5237 sayılı TCK’nun 191. maddesinin yedinci fıkrasına göre sanıkların tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyması durumunda hapis cezalarının infaz edilmiş sayılacağı ve bu durumun “özel bir erteleme” niteliğinde olduğu, TCK’nun 53. maddesinin dördüncü fıkrasında kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olan kişiler hakkında aynı maddenin birinci fıkrasının uygulanmayacağının öngörüldüğü gözetilmeden; sanık hakkında TCK’nun 53. maddesinin birinci fıkrasının uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında ‘‘TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın UYAP sisteminden alınan adli sicil kaydına göre, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Katılanın sanığın aracında bulunanlar dışındaki diğer malzemelerinin kendisine iade edilmediğini beyan ettiği halde, TCK’nın 168/4. maddesi gereğince katılana rızası sorulmadan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması,
2- Adli sicil kaydından anlaşılacağı üzere, tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu halde sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması,
Kabule göre de;
3- Sanık hakkında TCK’nın 168/1. maddesi gereği 1/2 oranından fazla indirim yapılması gerektiği halde, sanığın cezasından 1/2 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanık hakkında aleyhe temyiz bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 31.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.