YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18636
KARAR NO : 2014/24128
KARAR TARİHİ : 08.07.2014
Kasten yaralama ve hakaret suçlarından sanıklar …, …, … ve … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetlerine, sanık …’un ayrıca hakaret suçundan beraatine dair, Bursa 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nce verilen 14/03/2008 tarih ve 2007/337 esas, 2008/237 karar sayılı hükümlerin, sanıklar …, … ve … müdafii ile sanık … tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 09/02/2012 gün ve 2010/6270 esas, 2012/2379 sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Hükmün açıklandığı 11/03/2008 tarihli oturuma ait duruşma tutanaklarının zabıt katibi tarafından imzalanmayarak, CYY.nın 219. maddesine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı ve sanıklar …, …, … müdafiinin ve sanık …’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,” karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/07/2012 tarihli kararı ile Dairemize gönderilen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/05/2012 tarih ve 2008/140367 sayılı yazısı ile;
“…Somut olayda, hükmün açıklandığı 14.03.2008 tarihli oturuma ait duruşma tutanakları oturuma katıldığı anlaşılan zabıt kâtibi tarafından imzasız bırakılmış ise de mahkeme hâkimi tarafından imzalanmış, temyiz dilekçesinde anılan tutanağın sahte ya da gerçeğe aykırı olarak düzenlendiği iddiası da ileri sürülmemiştir.
Bu durumda, 5271 sayılı Ceza Yargılaması Yasasının 222. maddesi uyarınca tutanaklarda sahtecilik yapıldığına veya tutanakların gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğine ya da 1412 sayılı Ceza Yargılaması Usulü Yasasının 308. maddesinde belirtilen; mahkemenin kanun dairesinde teşekkül etmediğine ilişkin bir iddianın bulunmaması karşısında, anılan Yasa maddesi uyarınca mutlak hukuka aykırılık oluşturmayan ve mahallinde de giderilebilecek eksiklik niteliğindeki bu husus, hükmün esasına etkili bulunmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamalıdır.
Bu nedenle mahallinde giderilebilecek nitelikteki bu eksikliğin, duruşma tutanaklarının içeriklerinin güvenilirliği yönünde bir duraksamaya yol açmadığı ve yargının süjeleri tarafından da mahkemenin yasaya uygun olarak teşekkül ettirilmediği veya söz konusu tutanakların sahte ya da gerçeğe aykırı düzenlendiği ve bu nedenle belge değeri taşımadığı ileri sürülmediğinden, Özel Dairece hükmün esasına girilerek inceleme yapılması gerekirken, kısa kararda zabıt kâtibi imzasının bulunmaması nedeniyle bozulmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç ve istem : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle itirazın kabulü ile,
1-Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09.02.2012 gün ve 2010/6270-2012/2379 esas-karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
2-Özel Dairece hükmün esasına girilerek inceleme yapılması için dosyanın DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Karar verilmesi itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- KARAR
Dairemizin 21.11.2013 tarih ve 2012/28174 esas, 2013/29238 sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülerek, Dairemizin 09/02/2012 gün ve 2010/6270 esas, 2012/2379 sayılı kararının kaldırılmasına karar verildiği ve esaslı işlemlerin yapıldığı duruşma tutanağındaki imza eksikliğinin giderilmesi için dosyanın mahalline iade edildiği, belirtilen imza eksikliğinin ikmal edilerek dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmakla,
Bursa 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nce verilen 14/03/2008 tarih ve 2007/337 esas, 2008/237 sayılı hükmün yeniden incelenmesinde;
Sanık … hakkında, diğer sanık …’a yönelik yaralama suçundan açılan kamu davasıyla ilgili, zamanaşımı süresince hüküm kurulabileceği olanaklı görülmüştür.
Şikayetçi sanıklar …, … ve …’un 18/07/2007 tarihli oturumda sanık … hakkında şikayetçi olarak cezalandırılmasını istedikleri, ancak mahkemece CMK’nın 238/2. maddesine aykırı olarak katılma hakkının hatırlatılmadığı, yapılan yargılama sonucu sanığın bıçakla yaralamaya teşebbüs ve hakaret suçlarından beraatine karar verildiği ve bu kararı müşteki sanıklar müdafiinin temyiz ettiği anlaşıldığından, Ceza Genel Kurulu’nun 19.06.2012 tarih ve 2012/2–638- 2012/238 sayılı kararı da gözetilerek, 5271 sayılı CMK’nın 237 vd. maddeleri uyarınca katılma iradesini ortaya koyan müşteki sanıklar …, … ve …’un, davaya katılmasına karar verilerek dosya görüşüldü:
a)Bıçakla yaralamaya teşebbüs suçundan sanık … hakkında verilen karar vermeye yer olmadığına ilişkin kararın, CMK’nın 223. maddesine göre hüküm niteliğinde olmadığı ve temyizinin mümkün bulunmadığı,
Anlaşıldığından, katılan sanıklar …, … ve … müdafiinin tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA ve dosyanın incelenmeksizin karar mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE,
b)Kasten yaralama, bıçakla yaralamaya teşebbüs ve hakaret suçlarından kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, karar tarihi itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanıklar …, … ve … müdafii ile sanık …’un tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
c)Sanık … hakkında hakaret suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Eyleme ve yüklenen suça yönelik katılan sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, 08.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.