Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/8170 E. 2013/22419 K. 10.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8170
KARAR NO : 2013/22419
KARAR TARİHİ : 10.07.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin yazılmaması, mahallinde giderilmesi olanaklı eksiklik olarak kabul edilmiş, çocukların yetişkinlerle birlikte suç işlemesi hâlinde, 5395 sayılı Yasa’nın 17/3. maddesi gereğince davaların birlikte yürütülmesinin zorunlu görülmesi hâlinde, mahkemelerin uygun bulması şartıyla yargılamanın her aşamasında birleştirme kararı verilebileceği, birleştirilen davaların genel mahkemelerde görüleceği, 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine uyarınca onsekiz yaşını doldurmamış sanıkların duruşmalarının kapalı yapılacağı ve hükmün de kapalı duruşmada açıklanacağı anlaşılmakla, tebliğnamede yer alan (1) numaralı bozma istemli düşünce benimsenmemiş, sanık … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen iftira suçu yönünden kurulan hükümde adı geçen sanığın ikrarı dolayısıyla 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesinin uygulandığının anlaşılması karşısında, sanığın ikrarının bulunmadığı hırsızlık ve mala zarar verme suçları yönünden kurulan hükümlerde yasal ve yeterli gerekçe ile anılan maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde isabetsizlik ve çelişki bulunmadığından, tebliğnamede yer alan (2) numaralı bozma istemli düşünceye iştirak edilmemiştir.
I-Sanıklar … ve … haklarında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafii ile sanık …’in temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II-Sanıklar … ve … haklarında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mahkemece 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, baroya yazı yazılarak yaşı küçük sanıkların savunmalarını yapmak üzere zorunlu müdafii görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiilere ödenen avukatlık ücretlerinin, dosyadaki bilgilerden düzenli mali gelirleri bulunmadığı anlaşılan sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden ‘‘Müdafii giderlerinin sanıklar … ve …’den tahsillerine’’ ilişkin bölüm çıkarılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Tüm sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı Yasa’nın 151/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken sanıklar hakkında gün adli para cezası tercih edilmesine karşın sanıklar …, … ve … haklarında 5237 sayılı TCK’nın 31/3. maddesi uyarınca yapılan indirimin “1 yıl hapis cezası” üzerinden yapılması ve tüm sanıklar yönünden “1 yıl hapis cezası” karşılığı olarak adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle karışıklığa neden olunması,
2-Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan sanıklar …, … ve … haklarında hükmolunan adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapse çevrilmeyeceği gözetilmeyerek 5275 sayılı Yasa’nın 106/4. maddesine aykırı davranılması,
3-Mahkemece 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, baroya yazı yazılarak yaşı küçük sanıklar … ve …’in savunmalarını yapmak üzere zorunlu müdafii görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiilere ödenen avukatlık ücretlerinin, dosyadaki bilgilerden düzenli mali gelirleri bulunmadığı anlaşılan sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafiileri ile sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 10.07.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.