YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23436
KARAR NO : 2012/24962
KARAR TARİHİ : 21.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında müştekiler … ile …’ e ; sanıklar … ile …’ ın ise müşteki …’e yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 145. maddesindeki yasal şartlar oluşmadığı halde, bu madde uyarınca yersiz indirim yapılmak suretiyle sanıklar hakkında eksik ceza tayini, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır; ancak sanıklar … ile …’ ın sabit kabul edilen eylemleri nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Aksi halin, sanığın; önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5271 sayılı CMK’ nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiği düşünülmeden mahkum olan sanıklardan yargılama giderlerinin müteselsilen alınmasına karar verilmesi,
2-Sanık … bakımından doğru nüfus kayıt bilgisine göre alınan adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğünün bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında başka bir şahsa ilişkin adli sicil kaydı esas alınarak 5237 sayılı TCK’ nın 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderleri ile sanık … hakkında kurulan hükümden 5237 sayılı yasanın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılarak, yerine “sanıkların sebebiyet verdikleri ortak yargılama giderleri olan toplam 45.70 YTL’nin, yarısı olan 22.85 YTL’nın her iki sanıktan ayrı ayrı alınarak hazineye gelir kaydına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanıklar … ile …’ ın müşteki …’ a yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5271 sayılı CMK’ nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiği düşünülmeden mahkum olan sanıklardan yargılama giderlerinin müteselsilen alınmasına karar verilmesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 145. maddesindeki yasal şartlar oluşmadığı halde, bu madde uyarınca yersiz indirim yapılmak suretiyle sanıklar hakkında eksik ceza tayini,
3-Sanık … bakımından doğru nüfus kayıt bilgisine göre alınan adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğünün bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında başka bir şahsa ilişkin adli sicil kaydı esas alınarak 5237 sayılı TCK’ nın 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanması,
4-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, sanıkların 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış haklarının korunmasına, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.