YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/36132
KARAR NO : 2021/6841
KARAR TARİHİ : 09.06.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, arkadaşı olan katılana ait gayrimenkulü, katılan tarafından verilen vekâletname ile sattığı, satışı daha sonra haricen öğrenen katılan satış bedelini istediğinde 55.000 TL ve 90.000 TL bedelli iki adet çek verdiği, çeklerin ibrazında karşılıklarının olmadığının anlaşıldığı, ayrıca 90.000 TL bedelli çekte keşide yeri bulunmadığının görüldüğü, bu şekilde sanığın unsurları açısından çek vasfında olmayan belgeyi düzenleyerek vermek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia olunan olayda; katılanın, maliki bulunduğu dükkanı satması için önceden tanıdığı ve emlak alım satımı yapan sanığa vekaletname ile yetki verdiği, sanığın söz konusu vekaletname uyarınca katılana ait dükkanı sattığı, ancak bu satışı bir süre katılandan gizlediği, katılanın dükkan satışından haberdar olması üzerine satış bedelini istemesine rağmen sanığın uzun süre parayı vermediği, daha sonra sanığın katılana iki adet çek verdiği, bu çeklerden 90.000 TL bedelli olanın unsurlarındaki eksiklik nedeniyle çek vasfında olmadığına yönelik iddianame anlatımı kapsamında sanığa atılı “bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçu yönünden suç unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakta ise de; taraflar arasındaki ihtilafın, emlak alım satımı yapan sanığa katılan tarafından verilen gayrimenkul satışına ilişkin vekaletname kapsamında satışı yapılan taşınmaz bedelinin ödenmemesinden kaynaklandığının dosya kapsamı ile sabit olması karşısında, sanığın eyleminin 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamına alınan 5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfında hataya düşülmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 09/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.