YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22176
KARAR NO : 2021/7939
KARAR TARİHİ : 23.09.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Sanığın madurelerden … ile…’a yönelik atılı suçtan mahkumiyetine, … …, … ile …’ye yönelik müsnet suçtan beraatine dair Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.11.2018 gün ve 2017/439 Esas, 2018/523 Karar sayılı hükümlere ilişkin istinaf başvurusunun … ve … …’ye karşı verilen hükümler yönünden esastan reddine, …, … ile…’a yönelik suçlardan verilen hükümler yönünden kabulüyle hükümlerin kaldırılarak sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan (mağdure sayısınca) mahkumiyetine
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Katılan … Hizmetler Bakanlığı vekilinin beraat hükümlerine, katılan … vekili ile mağdureler vekilinin atılı suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 294/1. maddesinde yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan … Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz dilekçesinde beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararına karşı herhangi bir temyiz sebebi göstermediği; suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdureler …, …, …, … …’nin velayet hakkına sahip kanuni temsilcilerinin davaya katılmalarına rağmen yokluklarında verilip, usulüne uygun şekilde tebliğ edilen gerekçeli kararı temyiz etmemeleri ve mağdure…’un annesinin ise sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle …’nın da davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararının da bu hakkı vermeyeceği anlaşıldığından vaki temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık müdafisi ile katılan … Hizmetler Bakanlığı vekilinin mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde ise;
Mağdurelerin doğrudan şikayetlerinin bulunmadığı olayın intikal şekli ve zamanı, savunma, mağdurelerin aşamalardaki kısmi çelişkiler içeren beyanları, tanıkların anlatımları, eylemlerin ders ve teneffüslerde diğer öğrencilerin de bulunduğu esnada gerçekleştiğinin belirtilmesi ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın isnat edilen eylemleri cinsel amaçla gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle kabulü yerine yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 14.06.2019 gün ve 2019/218 Esas, 2019/988 Karar sayılı hükümlerinin 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre atılı suçlardan tutuklu bulunan sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü bulunmadığı takdirde derhal salıverilmesinin sağlanması hususunun en seri şekilde mahalline bildirilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmesine, 23.09.2021 tarihinde üye …’ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dairemizce “mağdurelerin doğrudan şikayetlerinin bulunmadığı, olayın intikal şekli ve zamanı, savunma, mağdurelerin aşamalardaki kısmi çelişkiler içeren beyanları, tanıkların anlatımları, eylemlerin ders ve teneffüslerde diğer öğrencilerin de bulunduğu esnada gerçekleştiğinin belirtilmesi ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın isnat edilen eylemleri cinsel amaçla gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı” gerekçesiyle sanık hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilmiş ise de;
Öğretmen olan sanığın mağdureler … ve …’a yönelik kucağına oturtma, kucağına oturttuğunda pantolonlarının paçasından bacaklarına dokunma, yanaklarından ve boyunlarından öpme şeklinde, mağdure …’e yönelik kucağına oturtma, elini kıyafetinin içinden göğsünün arasına sokarak göbeğini okşama, kucağına oturttuğunda pantolonunun paçasından bacaklarına dokunma, yanaklarından ve boyunundan öpme şeklinde gerçekleşen eylemlerinin cinsel amaç içerdiğinde şüphe bulunmamaktadır. Özellikle,
Aynı okulda öğretmen olan tanık …’ın “… hocanın sınıfına girdiğimde, … hoca hoca masasının sandalyesinde biraz yatık vaziyette oturmuş haldeydi, tabiri caiz ise kaykılmış vaziyetteydi, tam kucağında yani iki bacağının birleşme noktası itibariyle bir kız çocuğu oturmuştu, sağ ve sol elleri açık vaziyetteydi, kız çocuklarının bir kısmı kollarına masaj yapıyordu, bir kısmı da omzuna masaj yapıyordu, .. ben bu durumu görünce şaşırdım, hatta hocama hayırdır hocam dedim, o da bana çocuklar oyun oynuyorlar dedi, ….sınıfa girdiğimde gördüğüm hususu benim için trajedi ve bir yıkımdı, çocuk sahibi bir öğretmen için kötü bir durumdu” şeklindeki beyanı,
Aynı okulda müdür yardımcısı olan tanık …’ın “…tenefüslerde sanığın kız öğrencilere sarıldığını, elinden tuttuğunu gördüm, … sınıfa girdiğimde, sanığın öğretmen masa sandalyesinde oturduğunu, diz üstü bacak bölgesi olmak üzere bir kız öğrencinin buraya oturtulduğunu gördüm, sınıfa benim girmem ile birlikte sanık kız öğrenciyi itekleyerek kaldırdı, … Cumhurbaşkanlığından telefon gelmesinden sonra bu durumu öğretmen arkadaşlara sorduğumda onların da tenefüslerde sanığın öğrencilerin ellerinden tutmasından sarılmasından rahatsız olduğunu anladım ve onlardan da bu tür duyumlar aldım,.. okul müdürü ile birlikte sanık … ı da öğrencilere fiziksel temasta bulunmaması için uyardık” şeklindeki beyanı,
Aynı okulda öğretmen olan tanık Tanık …’nin “… hocanın sınıfına evrak götürmüştüm, sınıfa girdiğinde sanık … hoca sandalyeye oturmuştu, bir dizinde bir öğrenci, diğer dizinde diğer öğrenci oturuyordu, girdiğim sınıf 4. Sınıf olduğu için bu durum benim garibime gitti şaşırdım,… hoca da bana, bunlar benim çocuklarım şeklinde bir ifade kullandı” şeklindeki beyanı ile,
Ayrıca mağdurlar ile bir kısım tanık anlatımlarında belirtildiği üzere sanığın sadece kız öğrencilere yukarıda belirtilen şekilde fiziki temaslarının olduğu, bu durum sanığa sorulduğunda “benim kızım yok onun için kızları daha çok seviyorum” şeklinde cevap verdiği,
Hususları da dikkate alındığında sanığın sadece kız çocuklarına yönelen ve normal öğretmen/öğrenci diyaloğunun dışına çıkan kucağına oturtma, elini kıyafetinin içinden göğsünün arasına sokarak göbeğini okşama, kucağına oturttuğunda pantolonunun paçasından bacaklarına dokunma, yanaklarından ve boyunundan öpme şeklindeki eylemlerini cinsel amaçla gerçekleştirdiği ve sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu kanaatinde olduğumdan mahkumiyet hükümlerinin onanması yerine bozma yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.