YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2478
KARAR NO : 2021/24821
KARAR TARİHİ : 19.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, adli emanetin 2012/257 esasına kayıtlı bulunan av tüfeğinin müsadere talebi hakkında bir karar verilmemiş ise de, her zaman karar verilebileceği belirlenerek dosya görüşüldü:
A- Sanık … hakkında tehdit, hakaret ve iftira suçlarından verilen beraat hükümlerinin gerekçesine ilişkin olmayan temyiz isteğinde hukuki yarar bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, sanık …’un tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
B- Diğer hükümlerin temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanık …’a yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık …’un ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında hakaret, görevi yaptırmamak için direnme ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlerin temyizine gelince,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
a- Başka suçtan farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan sanık …’un, savunmasında duruşmadan bağışık tutulma talebi bulunmaması karşısında, hükmün verildiği 27/04/2015 tarihli son oturumda SEGBİS yoluyla veya bizzat duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp, yüzüne karşı karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yokluğunda mahkumiyetine hükmedilmesi suretiyle, CMK’nın 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
b- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 06/07/2010 tarih ve 8-51/162 sayılı kararında belirtildiği üzere; sanık …’un müşteki …’yi korkutmak amacıyla havaya ateş etmesi şeklindeki eyleminin, hukuki anlamda tek fiil olduğu ve tek fiil ile hem silahlı tehdit hem de genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarının oluştuğu gözetilerek, TCK’nın 44. maddesi gereğince daha ağır cezayı gerektiren TCK’nın 106/2-a maddesinde tanımlanan silahlı tehdit suçundan cezalandırılması ile yetinilmesi yerine, aynı Kanunun 170/1-c maddesinde tanımlanan suçtan da mahkumiyet hükmü kurulması,
c- Sanıklara ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen TCK’nın 265/4. maddesinin uygulanması suretiyle CMK’nın 226/2. maddesine aykırı davranılması,
d- Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümde, hesap hatası sonucu sonuç cezanın 1 yıl 25 ay 15 gün yerine 3 yıl 1 ay 15 gün olarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanıklar … ve …’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.