YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17493
KARAR NO : 2021/18473
KARAR TARİHİ : 03.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Üst Cumhuriyet savcısı ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin suça sürüklenen çocuk lehine olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Onsekiz yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında 01/07/2015 tarihli oturumun kapalı yapılması gerektiği gözetilmeden açık duruşma yapılarak 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine aykırı davranılması, telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 11/03/2015 tarihli 1. oturumda suça sürüklenen çocuğun zararı gidermek için süre istediği, mahkemece istenilen sürenin verildiği ancak suça sürüklenen çocuğun zararı giderdiğine dair dosyaya herhangi bir belge sunmadığı ve bu hususta dilekçe vermediği gibi daha sonraki iki oturuma da katılmadığının anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki mahkemece zararın giderilip giderilmediğinin araştırılması gerektiğine dair bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması gerekli olduğu halde, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Hükmün gerekçesinde alt sınırdan uzaklaşılmadan temel cezanın belirlendiğinin belirtildiği, suç tarihi itibariyle suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu için öngörülen hapis cezasının alt sınırının 3 yıl olduğu gözetilmeden, temel cezanın 5 yıl hapis olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
3- Güneşin doğuş ve batış zamanlarını gösteren çizelgeye göre, suç tarihinde güneşin batış saatinin yaz saati uygulaması da dikkate alındığında 19.50 olduğu, 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesine göre gecenin saat 20.50’de başladığı, suça sürüklenen çocuk, katılan ve tanık Hüseyin Dedeler’in beyanlarına göre hırsızlık suçunun saat 21.00-21.30 sıralarında gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini,
4- Hüküm fıkrasında suça sürüklenen çocuk hakkında yaş küçüklüğü nedeniyle indirim yapılırken uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi yerine 765 sayılı TCK’nın 55/2. maddesi olarak hatalı gösterilmesi,
5- Kolluk görevlilerince düzenlenen 29/08/2014 tarihli olay, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağına göre, suça sürüklenen çocuğun olaydan sonra yakalandığında, katılana ait motosikleti bıraktığı yeri göstererek hasarlı halde katılana iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmî iade nedeniyle katılandan, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığı sorularak, sonucuna göre suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
6- Suça sürüklenen çocuk müdafiinin, kısa kararın açıklandığı 12/11/2015 tarihli duruşmada, suça sürüklenen çocuk hakkında lehe hükümlerin uygulanması isteğinin, TCK’nın 51. maddesi uyarınca erteleme hükümlerinin uygulanması talebini de içerdiği halde, bu konuda olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi,
7- 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında Baroya yazı yazılarak, suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretlerinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesindeki düzenlemesine açıkça aykırı olarak yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
8- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 28/08/2014 yerine 29/08/2014 olarak yanlış gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısının, o yer Cumhuriyet savcısının ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde ceza miktarı yönünden 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 03/11/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.