YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/11175
KARAR NO : 2021/14298
KARAR TARİHİ : 16.11.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
No : 2020/317-2020/125
İlk Derece
Mahkemesi : Silifke 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, iş kazasından sigortalının vefatı nedeniyle hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verilen karara karşı, davalı …İnş. San. ve Tic. A.Ş, … ve Anadolu Anonim Türk Sigorta Şti. vekillerinin istinafa başvurması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesince verilen kararın davalı … İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından süresi içersinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8. maddesinin 3. fıkrasına göre, “Bölge Adliye Mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanunun 5. maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.
Mülga 5521 sayılı Kanunun, 6763 sayılı Kanun 5. maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.
25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3. maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, Bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362. maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.
HMK 362/2. maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir”
HMK 366. maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346. madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. – 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir.
Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu Bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 – 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL, 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi sonrası için 72.070,00 TL’dir.
Somut olay incelendiğinde, davacı vekilinin davacı … lehine 25.307,50 TL maddi ve 20.000 TL manevi, davacı … lehine 33.512,89 TL maddi ve 20.000 TL manevi, davacı Nuri Metin lehine 5.000 TL maddi tazminat ile 10.000 TL manevi tazminat isteminde bulunduğu, ilk derece mahkemesince davacı … ve Ayşe’nin maddi ve manevi tazminat istemlerinin tam kabulüne, davacı Nuri’nin maddi tazminat isteminin reddi ile lehine 5.000 TL manevi tazminata hükmedildiği, kararın davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği, kararın davalılardan davalı …İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edildiği gözetildiğinde HMK 110.maddesi kapsamında davaların yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı buna göre kesinlik sınırının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği gözetildiğinde davacıların her biri lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan 72.070,00 TL’lik temyiz (kesinlik) sınırının altında kaldığı anlaşılmakla davalı En–Ez İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin temyiz isteminin kesinlik nedeniyle REDDİNE, temyiz harcının istem halinde temyiz eden tarafa iadesine, 16/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.