Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/9897 E. 2012/1652 K. 01.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9897
KARAR NO : 2012/1652
KARAR TARİHİ : 01.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM : Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanıkların eylemlerine uyan 765 sayılı TCK.’nun 493/1, 102/3, 104/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.’nın aynı suça uyan 142/1-a, 116/2, 152/1a, 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması ile en ağır eylem olan kamu malına zarar verme eylemine göre belirlenen zamanaşımı bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 Sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olması ve aynı Yasanın 66/1-d ile 66/2.1.cümle maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, sanıkların sorgularının yapıldığı tarih olan 22.05.2002 gününden inceleme tarihine kadar zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadan bu sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 Sayılı CMK’nun 223/8 maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B-Sanıklar …, … ve … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükmün zamanaşımına uğradığı yönündeki tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
1- Suç tarihinde sanıkların, suç yerindeki okulun camı kırık olan penceresinden okula girerek, laboratuar odası kapısını kilit hizasından ve kapının asma kilidini kırarak zarar vermek suretiyle içerdeki bir kısım malzemeleri aldıkları yönündeki soruşturma ve kovuşturma aşamasında kısmi ikrar taşıyan savunmaları ve olay yeri görgü tespit tutanağı,
müşteki ve tanık anlatımı, keşif, bilirkişi beyanları ve dosya içeriği karşısında; yüklenen suçun sübut bulduğu gözetilmeden kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraatlarına karar verilmesi,
2-5252 Sayılı Yasa’nın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından ve 5237 Sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.’nın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanıkların eyleminin, 142/1-a .maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2 maddesinde düzenlenen işyeri dokunulmazlığını bozma ve 152/1-a. maddesine uyan kamu malına zarar verme suçlarını da oluşturduğu ve sanıklar yönünden hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarının zamanaşımına uğradığı gözetilerek, kamu malına zarar verme suçundan 5237 Sayılı TCK 152/1-a, 31/3 ve 765 Sayılı TCK 493/1-son, 522, 55/3 maddeleri uygulanarak yapılacak karşılaştırma sonucu sanık lehine olan yasanın belirlenmesi gerektiği,
3- Suç tarihinde sabıkasız olan sanıklar … ve … hakkında 5395 Sayılı ÇKK 23 ve hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 Sayılı Yasanın 7. maddesiyle eklenenen cümle de gözetilerek, hükmolunan cezanın tür ve süresine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4-Çocuk sanıkların yargılanması sırasında, 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunun 25/1. maddesine aykırı olarak Cumhuriyet Savcısının duruşmada hazır bulunması ile bazı duruşmaların kapalı yerine açık yapılarak 5271 Sayılı CMK 185 maddesine aykırı davranılması,
5- Gerekçeli karar başlığında sanık …’in doğum tarihinin nüfus kayıt örneğine göre, 24.01.1985 yerine 29.06.1985 olarak hatalı yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 01.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.