Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/13302 E. 2021/11046 K. 08.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13302
KARAR NO : 2021/11046
KARAR TARİHİ : 08.11.2021

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …; ana dava dosyasında, … İli … Mahallesi sınırları dahilinde 1982 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 744 ada 47, 747 ada 1, 748 ada 9, 752 ada 50, 85, 4 ve 755 ada 10 parsel sayılı taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit edildiğini ancak taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların adına tescili istemiyle; birleşen Kars Kadastro Mahkemesinin 2002/1 Esas sayılı dosyasında, … İli … Sukapı Mahallesi çalışma alanında 1982 yılında kadastro çalışmaları sırasında 744 ada 67, 748 ada 36, 46 parsel ve 48 parsel sayılı taşınmazların davalı … adına yazıldığını, halbuki bu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu ileri sürerek, davalı … adına oluşturulan tespitin iptali ile adına tespit ve tesciline karar verilmesi istemiyle; birleşen Kars Kadastro Mahkemesinin 2002/2 Esas sayılı dosyasında ise, … İli … Mahallesi çalışma alanında 1982 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında davalı … adına sınırlandırılan 744 ada 11, 752 ada 5, 8 ve 57 parsel sayılı taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin diptali ile taşınmazların adına tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmıştır.
Mahkemece verilen, davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 16.10.2014 tarih ve 2014/1688 Esas, 2014/11373 Karar sayılı ilamı ile, “dava konusu 744 ada 11, 67, 748 ada 36, 46, 48, 752 ada 5 ve 8 parsel sayılı taşınmazlara yönelik hükmün düzeltilerek onanmasına, 744 ada 47, 747 ada 1, 748 ada 9, 752 ada 4, 85 parsel sayılı taşınmazlara yönelik hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildikten sonra, 752 ada 50, 57 ve 755 ada 10 parsele yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, Mahkemece bu taşınmazların komşu parseli olan 752 ada 62 ve 755 ada 4 parsel sayılı taşınmazların tespitte ham toprak olmasına karşın zeminde fiilen mera olarak kullanıldığı ve dava konusu taşınmazlarla arasında ayırıcı unsur bulunmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm vermeye yeterli olmadığı, hükmen mera olduğuna karar verilen 752 ada 50, 57, 755 ada 10 parsel sayılı taşınmazlara üç yönden komşu olan taşınmazların tarla niteliğinde olduğu, dördüncü yönden komşu olan ve mera olduğu kabul edilen 752 ada 62 ve 755 ada 4 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinde niteliğinin ham toprak olarak belirlendiği, keşifte çekişmeli taşınmazların tarla olarak kullanıldığının bildirildiği, zirai raporda ise çekişmeli taşınmazların mera olmadığının, ancak komşu parsellerin mera olarak kullanıldığının ve ayırıcı unsur bulunmadığının açıklandığı, dolayısıyla bu taşınmazların kesin olarak mera olduğunun dosya kapsamı ile belirlenmediği, boş olan bir taşınmazda köylüler tarafından hayvan otlatılmasının taşınmaza mera niteliği kazandırmayacağı açıklanarak, mahallinde yeniden keşif yapılmak suretiyle dava konusu taşınmazlara komşu 752 ada 62, 755 ada 4 parsel sayılı taşınmazların niteliğinin kadimden beri mera olup olmadığı ve çekişmeli taşınmazlarla arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul, kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 08.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.