Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/22976 E. 2020/7968 K. 16.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/22976
KARAR NO : 2020/7968
KARAR TARİHİ : 16.09.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde genel müdür yardımcısı olarak çalıştığını, bir toplantı esnasında genel müdürün davacıya hakaret ederek davacıyı darp ettiğini, bu olay nedeni ile davacının iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret ve asgari geçim indirimi, fazla mesai ve prim alacaklarının davalıdan tahsillini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı işçinin üst düzey yönetici olup olmadığı ve fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz.
Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici var ise, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlemesi söz konusu olmayacağından, kanunda öngörülen çalışma saatlerini aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar.
Bu bakımdan yönetici olarak çalışan işçiye başkaca bir amir,şirketin yöneticisi,yönetim kurulu üyesi vb. tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediği belirlenmelidir.
Somut olayda; mahkemece davacının üst düzey yönetici olduğu ve kendi mesai saatlerini kendisinin belirlediği gerekçesi ile fazla mesai alacağı talebinin reddine karar verilmiş ise de söz konusu gerekçe ile davacının fazla mesai alacağı talebinin reddine karar verilmesi isabetli değildir. Dosya kapsamında davacının iş yerinde genel müdür yardımcısı olduğu ve ayrıca davacının üstü olarak çalışan bir de genel müdürün var olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı genel müdürden emir ve talimat alacağından çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlemesi söz konusu olmayacak olup davacının fazla mesai talebinin dosyaya mesai saatleri hakkında yazılı delil sunulmadığı için tanık beyanları ile değerlendirilmesi gerekmektedir. Ancak davacı tanıklarının dosya kapsamından davalıya karşı davalarının olduğu ve beyanlarına itibar edilemeyeceği bu nedenle davacının fazla mesai iddiasını ispat edemediği de dosya kapsamı ile sabit olduğundan netice itibari ile fazla mesai alacağının reddine karar verilmesinde de hatalı görülmemiştir.
3- Taraflar arasındaki bir diğer uyuşmazlık konusu, davacının prim alacağının bulunup bulunmadığı hususudur.
Davacı yıllık 3.200,00 TL prim ödemesi yapıldığını iddia etmiştir. Dosyaya davacıya prim ödendiğine ilişkin yazılı delil sunulmamış olup davacı tanıklarının beyanlarına göre davacının 2014 yılına ilişkin 1.665,75 TL prim alacağının olduğu tespit edilerek bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ancak dosya kapsamından davacı tanıklarının davalıya karışı davalarının olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının pirim alacağı talebinin reddi gerekirken davalıya karşı husumetli olduğu anlaşılan ve davacı ile menfaat birlikteliği bulunan tanık beyanlarına dayalı olarak yapılan hesaplamaya itibarla prim alacağı talebinin kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 16.09.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.