Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/30847 E. 2021/26512 K. 08.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30847
KARAR NO : 2021/26512
KARAR TARİHİ : 08.11.2021

KARAR

Hakaret suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 62/1 ve 52/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251/3. maddeleri gereğince 1.120,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin 12/01/2021 tarihli ve 2020/77 esas, 2021/18 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22/06/2021 gün ve 2021/69494 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; “5237 sayılı Kanun’un 125/1. maddesinde düzenlenen yargılama konusu suçun, soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu, müştekinin 19/11/2020 tarihli oturumda şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, şikayetten vazgeçme nedeniyle anılan Kanun’un 73/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
5237 sayılı TCK’nın 131/1. maddesinde, “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır.” hükmüne yer verildiği,
Aynı Kanun’un 73. maddesinin 4. fıkrasında ise, “Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür.” hükümleri düzenlenmiştir.
5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrasında da, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı yada soruşturma yada kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir.” hükmü yer almaktadır.
İncelenen somut olayda;
Her ne kadar hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı açıklandığında, olağan yasa yoluyla denetime tabi olacak ise de, 18/06/2014 tarihli, 6545 sayılı Kanun ile CMK’nın 231/8. maddesinde yapılan değişiklik sonrası sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel teşkil etmesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarih, 2014/15-587 esasa, 2018/151 sayılı kararında da belirtildiği üzere açık hukuka aykırılık içeren hallerin kanun yararına bozma yoluyla da denetlenmesinin AİHS’nin 6. maddesiyle güvence altına alınan adil yargılama ilkesinin de gereği olarak kanun yararına bozma konusu yapılabileceği Dairemizce kabul edilerek yapılan incelemede,
Mağdurun 19/11/2020 tarihli oturumda şikayetten vazgeçtiği, sanığa ise şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulmadan TCK’nın 125/1, 62 maddeleri uyarınca sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulup hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/10/2020 tarih ve 2018/18-589 E, 2020/421 sayılı ilamında belirtildiği üzere, TCK’nın 74. maddesinin altıncı fıkrasına göre kanunda aksi yazılı olmadıkça şikâyetten vazgeçmenin bunu kabul etmeyen sanığı etkilemeyeceğinin düzenlenmiş olması ve anılan Kanun hükmünün amacının yargılama sonucunda beraat etme ihtimali bulunan sanık hakkında yargılamaya devam olunarak suçun sabit olmaması hâlinde sanığın beraatına, sabit olduğunun anlaşılması durumunda ise cezalandırma zorunluluğu ortadan kalktığı için davanın düşmesine karar verilmesini gerektirmesi karşısında, her ne kadar sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediğine ilişkin bir beyanı yok ise de yargılama sonucu sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olması nedeniyle mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleşerek kanun yararına bozma talebiyle incelendiği dolayısıyla beraat etme ihtimalinin bulunmadığı, ancak TCK’nın 73. maddesinin dördüncü ve CMK’nın 223. maddesinin sekizinci fıkraları uyarınca, kovuşturma şartının ortadan kalkması ve bir düşme sebebi bulunduğundan davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği kabul edilmelidir.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Hakaret suçundan sanık … hakkında, Ilgın Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/01/2021 tarihli ve 2020/77 esas, 2021/18 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Aynı Kanunun 4-d fıkrası uyarınca karardaki hukuka aykırılık, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle; sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının, TCK’nın 73/4. ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE,
3- Sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının düşmesi nedeniyle bu suç için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 08/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.