YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12987
KARAR NO : 2021/10845
KARAR TARİHİ : 02.11.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; “Mahkemece … ada … ve … sayılı parseller yönünden verilen tefrik kararının isabetsiz olduğu ve çekişmeli … ada … ve 21 sayılı parseller yönünden yapılan araştırmanın da yetersiz olduğu açıklanarak, öncelikle … ada … ve … sayılı parsellere ilişkin dava dosyasının derdest olup olmadığının araştırılarak derdest ise eldeki dosyayla birleştirilmesi, aksi takdirde tutanak asıllarının getirtilmesi ve yörede yapılan tüm tahdit ve 2/B uygulamasına ilişkin evraklar ile haritaların getirtilerek, birleşen davaya konu … ada … ve 21 sayılı parsellerin D ve C harfli bölümlerinin tahdit hattına göre konumlarının net olarak belirlenmesi, 2/B alanında kaldıkları anlaşıldığı takdirde, her ne kadar davacı mülkiyet istemli eldeki davayı açmış ise de çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince sınırda yer alan ve davacı lehine kullanıcı şerhi verilen … ada … ve … sayılı parsellere eklenmek suretiyle diğer yönlerden tespit gibi tescillerine, … ada … ve 21 sayılı parsellerin de D ve C bölümleri düşüldükten sonra tespit gibi tescillerine karar verilmesi, ancak kesinleşen orman sınırları içinde kaldıkları anlaşılırsa davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, asıl davacılar … ve arkadaşlarının davalarının daha önce feragat nedeniyle reddine karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davacı …’un davasının kısmen kabulüne, çekişmeli Kaynarca ilçesi Arifağa mahallesi çalışma alanında bulunan … ada … parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda D harfi ile gösterilen 1.584,22 metrekare yüzölçümündeki bölümünün … ada … parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle beyanlar hanesine davacı … lehine kullanıcı şerhi verilmesine, diğer yönlerden tespit gibi tesciline, … ada 21 sayılı parsele yönelik olarak açılan davanın reddine, davacının mülkiyete yönelik taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; 6100 sayılı HMK’nin 297/2. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi gereğince kadastro hakimi, doğru, açık ve infazı kabil hüküm kurmak zorundadır. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 2017 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/2-a maddesi uyarınca uygulama kadastrosu yapılmış olup çekişmeli taşınmazlara ilişkin tutanaklar eldeki dava nedeniyle kesinleştirilmeden mahkemeye gönderilmiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazların uygulama tutanaklarında belirtilen ada-parsel numaraları ve yüzölçümleri üzerinden bir karar verilmesi gerekirken, eski ada-parsel numaraları ve yüzölçümleri üzerinden karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca, … ada … sayılı orman parseli içerisinde kalan C harfli bölüm yönünden dava reddedildiği ve … ada … sayılı orman parseli içerisinde kalan D harfli bölüm yönünden dava kabul edildiği halde, … ada 21 sayılı parselin tamamı ve … ada … sayılı parselin D harfli bölümünün yüzölçümü düşüldükten sonra geriye kalan bölümüne ilişkin tescil hükmü kurulmaması da isabetsizdir.
Bundan ayrı; her ne kadar bozma ilamında … ada … ve … sayılı parsellere ilişkin davanın eldeki davadan tefrikinin hatalı olduğu belirtilerek, Mahkemece dava dosyasının derdest ise eldeki davayla birleştirilmesi aksi halde tutanak asıllarının davalı hale getirilmesi gereğine değinilmiş ise de, bozma ilamı sonrası yapılan araştırma ve tapu kayıtlarına göre bu parseller hakkındaki davanın eldeki davadan tefrikine karar verildikten sonra tefrik edilen dosya üzerinden verilen kararların kesinleşerek tapuya kaydedildiği, 26-27.10.2015 tarihlerinde 6292 sayılı Kanun uyarınca birleşen davacı …’un muvafakati ile yapılan satış işlemi ile gerçek kişilere satıldığı ve halen onlar adına kayıtlı olduğu anlaşılmış ve Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda tapu kayıtlarına davalıdır şerhi konulmuşsa da, gerek eldeki davaya konu olan bölümlerin, sadece … ada … sayılı orman parseli içerisinde kalan C harfli bölüm ile … ada 21 sayılı orman parseli içerisinde kalan D harfli bölüm olması, bu bölümlerin … ada … sayılı parselle sınır olmaması, D harfli bölüm … ada … sayılı parsele sınır ve 2/B niteliğinde ise de esasen arada kadastral yol bulunması nedeniyle, D harfli bölümün … ada … sayılı parsele eklenmek suretiyle tescil kararı verilmesinin infazda sorun yaratacağı düşünüldüğünde, Mahkemece … ada … ve … sayılı parsellerin tapu kayıtlarına konulan davalıdır şerhinin kaldırılarak uygulama kadastro tutanaklarının da olağan usulde kesinleştirme işlemlerinin yapılması için Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi ve D harfli bölüm yönünden de … ada … sayılı parselden bağımsız olarak aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle fındıklık niteliğiyle beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarıldığı ve davacı …’un kullanımında bulunduğu şerhi verilerek Hazine adına tescil edilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, bu yönler gözardı edilerek, yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı … İdaresi vekilinin temyiz itirazları kısmen yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 02.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.