YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1100
KARAR NO : 2021/24820
KARAR TARİHİ : 19.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A- Sanık … hakkında kasten yaralama suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca katılan …’un tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
B- Diğer hükümlerin temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanık …’in hakaret ve tehdit eylemlerine ve yükletilen suçlara yönelik katılanlar … ve …’un temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin temyizine gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
a- Soruşturma aşamasında taraflara yapılan uzlaşma teklifinin hakaret ve tehdit suçlarına ilişkin olmadığının uzlaşma teklif formu ile tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında; CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşmaya tabi hakaret ve tehdit suçlarından anılan maddelerde öngörüldüğü biçimde yöntemine uygun olarak uzlaştırma işlemi yapılmadan yazılı şekilde hükümler kurulması,
b- Kabule göre de;
aa- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/10/2002 tarih ve 2002/4-238 esas, 367 sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, somut olayda ilk haksız hareketin sanık …’tan kaynaklandığına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inadırıcı delil bulunmadığından, sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükümde TCK’nın 29, hakaret suçundan kurulan hükümde ise aynı Kanunun 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması,
bb- Sanığın tekerrüre esas alınan TCK’nın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun, 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/3. fırkasında yer alan “etkinlik pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” ibaresi madde metninden çıkarılmakla uzlaştırma kapsamına girmiş olması karşısında, anılan hükme ilişkin, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.