YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22312
KARAR NO : 2012/13665
KARAR TARİHİ : 11.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık … hakkında kurulan hırsızlık suçu ile sanık … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanık …’in önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları yönünden uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanık … hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan uygulama yapıldığı sırada birden fazla kişi birlikte eylemi gerçekleştirdikleri anlaşılmasına rağmen hakkında TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken kanun maddesinin doğru suç isminin yanlış gösterilmesi gerekçedeki açıklamalara göre mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilerek bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık … hakkında … Sulh Ceza Mahkemesi’nin 04/10/2006 tarih ve 2006/259-2006/362 sayılı ilamı ile kasten silahla yaralamaya teşebbüs suçundan hükmolunan ve kesin nitelikte olan 300,00TL adli para cezasına ilişkin hükümlülüğünün, 1412 sayılı CMUK’nın 305/son maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık … ile ilgili hüküm fıkrasından hakkındaki cezanın 5237 sayılı Yasanın 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin bölüm karardan çıkartılması ile hüküm fıkrasındaki “224,44TL yargılama giderlerinin müteselsilen tahsiline’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, “Sanıklar için ortak yapılan 224,44TL yargılama giderinin sanık …’in payına düşen 112,22TL’lik bölümün aynı sanıktan alınmasına” kelimelerinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suç tarihinde silinme koşulları oluşmuş adli sicil kaydından başka ilamı bulunmayan sanık hakkında belirlenen cezanın iki yıldan aşağı hapis cezası ve adli para cezası olması karşısında; hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
2- Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan uygulama yapıldığı sırada birden fazla kişi birlikte eylemi gerçekleştirdikleri anlaşılmasına rağmen hakkında TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması,
3- Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına 11.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.