Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/12480 E. 2012/15990 K. 09.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12480
KARAR NO : 2012/15990
KARAR TARİHİ : 09.07.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Müştekiye, yargılama aşamasında uzlaşma şerhli davetiye 07.04.2009 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen belirtilen süre içinde müştekinin mahkemesine müracaat etmemesi karşısında tebliğnamede bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1- Hükümlü …’ın hüküm kurulduktan sonra temyiz aşamasında 01.06.2002 tarihli dilekçesinde akli dengesinin yerinde olmadığını ileri sürüp dilekçeye ek olarak fotokopi şeklinde sunduğu … Hastanesinin 28.01.2009 tarihli TSK Sağlık Raporuna göre, ”ileri derecede anti sosyal kişilik bozukluğu” teşhisi konulmuş olup askerliğe elverişli olmadığının rapor edilmiş olması karşısında; adı geçen hükümlünün 5237 sayılı TCK’nın 32. maddesi ışığında, suç tarihinde işlediği suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme (irade) yeteneğinde önemli derecede azalma olup olmadığı araştırılarak akıl hastası olup olmadığı ve cezai ehliyeti yöntemince raporla saptanıp, sonucuna göre hüküm kurulması zorunluluğu,
2- 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, hükümlünün aşamalarda alınan ifadelerinde suç saatine ilişkin kesin bir beyanda bulunmadığı, müştekinin de 06:00 sıralarında hırsızlılık amacıyla işyerinin demir kepenginin asma kilidinin kırıldığını fark ettiğini ifade etmesi karşısında 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı göz önüne alınarak hükümlünün eylemine ilişkin 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522, 59/2, 81/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 62, 116/1-4, 62; 151/1, 62. maddelerinin; ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanıp sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 09.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.