Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/20072 E. 2012/23080 K. 06.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20072
KARAR NO : 2012/23080
KARAR TARİHİ : 06.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın müştekiye ait iş yerinin asma kilidini kırarak hırsızlığa teşebbüs etmiş olması karşısında sabit olan eylemi 5237 sayılı TCK’ının 142/1-b maddesine uyduğu halde TCK’nın 142/2-d maddesi ile uygulama yapılması
2-CMK’nın 253 ve 254. maddelerindeki yöntem izlenerek uzlaşma girişiminde bulunularak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken uzlaşma hususunda beyanda bulunmaya yetkili olmayan katılan vekilinin uzlaşmayı kabul etmedikleri yönündeki beyanı ve sanık müdafinin “uzlaşma konusunda bir gelişme olmamıştır” şekilindeki beyanı ile yetinilerek yazılı şekilde uygulama yapılması
3-Somut olaya göre,koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesi uygulanarak sanığın cezasından indirim yapılması
4-5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirilebilmesi için, sanığın tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyet hükmünün hangisi olduğunun denetim olanağı verecek biçimde karar yerinde gösterilmemesi,
5-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 06/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.