YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2405
KARAR NO : 2021/6519
KARAR TARİHİ : 03.06.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık …, sanık …, sanık … müdafii tarafından tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’in yokluğunda verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin gerekçeli kararın, sanığın sorgusunda bildirdiği adrese Tebligat Kanunu’nun 10/1.maddesine göre tebliğe çıkarılıp, iade edilmesi durumunda sanığın MERNİS adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan sanığın adres kayıt sistemindeki adresine MERNİS şerhli olarak Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin 17/08/2020 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanıklar …, … ve …’nın suç tarihinde … Organize Sanayinde faaliyet gösteren “Elden Eldiven” isimli eldiven imalatı yapan işyerinin sahibi olan katılan … Aşçı’yı dolandırma hususunda anlaştıkları, ortak suç işleme kararının icrası kapsamında sanık …’in telefonla katılanı arayarak … Hırdavat ve Otel Ekipmanları isimli firmadan aradığını, eldiven almak istediğini söylediği, yaklaşık bir hafta sonra yanında ortağı olduğunu söylediği diğer sanık … ile birlikte katılanın işyerine geldikleri, mal almak istediklerini söyledikleri, katılanın peşin para karşılığında mal verebileceğini söylemesi üzerine işyerinden ayrıldıkları, iki gün sonra sanık …’in katılanın banka hesabına 2.000 TL gönderdiği ve katılanın da karşılık olarak malları gönderdiği, bu şekilde sanıkların katılanda güven telkin ettikleri, bir süre sonra sanık …’in katılana yine mal alacağını söyleyerek karşılığında müşteri çekleri vermeyi teklif ettiği, kendisinde sanıklara yönelik güven oluştuğundan katılanın bu teklifi kabul ettiği, bunun üzerine katılanın sanıklara toplamda 100 000 TL lik eldiven verdiğini, karşılığında, sanıkların 8 adet çek verdiği, bir kısım çekleri katılana, pazarlamacısı olduğunu söylediği, kendisini … olarak tanıtan sanık …’la gönderdiği, katılanın da çeklerin karşılığı olan malları sanık …’ın aracına yüklediği; akabinde katılanın bu çekleri işlerinde kullandığı, ancak verdiği şahısların ve firmaların çeklerin sahte olduğunu söyleyerek çekleri katılana iade ettikleri, bunun üzerine katılanın sanıklarla görüşmek üzere …’ya gittiği, durumu sanıklara anlattığı, sanıkların önce kendisine İskenderun’dan gelecek bir kamyon salça, boya vb. mal vermeyi teklif ettikleri,, kabul etmediğini, kendisine yeni çek verdiklerini, çek üzerindeki banka şubesini aradığında telefona çıkan bayanın banka görevlisi olduğunu söyleyerek çeklerin sağlam olduğunu söylediği, güvenmemesi üzerine banka müdürünü istediğinde kendisini oyaladığını, çekin yine sahte olduğu kanaatine varınca çeki geri iade ettiğini, ardından kendisine KDV si 100 000 tl tutacak kadar fatura vermeyi teklif ettiklerini ve değişik firmalara ait yaklaşık 1 000 000 TL lik fatura verdikleri, böylece sanıkların sahte çekleri düzenleyip kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
I-) Sanıkların üzerlerine atılı resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun, 5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesinde belirtilen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının suç tarihi olan 01/01/2007 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE,
II-) Sanıkların üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanıkların savunmaları, katılan iddiaları, teşhis, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre, sanıkların mahkumiyetlerine yönelik mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi karşısında, bu hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar … ve …’im adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkaları bulunan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmaması, ayrıca 5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde hükmolunacak hapis cezasının üç yıldan, adli para cezasının ise elde edilen haksız menfaatin iki katından az olamayacağının düzenlenmesine rağmen, TCK.nun 158/1-son fıkrası dikkate alınmadan uygulama yapmak suretiyle, elde edilen haksız menfaat miktarının 100.000 TL olmasına rağmen, 1000 gün adli para cezası yerine 250 gün temel gün adli para cezası belirlenerek, eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık …, sanık … ve sanık … müdafiinin usul ve yasaya aykırı hüküm kurulduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 03/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.