YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6175
KARAR NO : 2021/27370
KARAR TARİHİ : 23.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, 6136 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine uyarınca tebligatın, öncelikle muhatabın beyan ettiği en son adrese MERNİS şerhi olmadan yapılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatapın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul ederek, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre MERNİS şerhi bulunan tebligatın bu adrese yapılmasında zorunluluk bulunduğu, buna karşın yokluğunda verilen gerekçeli kararın sanık …’ya doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince yapılan tebliği usulsüz olup, bu nedenle sanık …’nın temyiz istemi süresinde kabul edilerek dosya görüşüldü
A) Karar duruşmasında hazır bulunan katılanlar vekiline usulüne uygun olarak tefhim edilen hükme karşı, yasal bir haftalık süre geçtikten sonra, 29/06/2015 tarihinde temyiz başvurusunda bulunulduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, katılanlar … ve … vekilinin TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
Temyiz isteminin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
B) Sanık … hakkında tehdit ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
1) Başka suçtan aynı yargı yeri çevresindeki ceza infaz kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan sanığın, duruşmadan bağışık tutulma talebi olmadığı halde, 18/06/2015 tarihli son oturumda duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp, yüzüne karşı hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nın 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2) Tehdit suçuna yönelik olarak;
5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesi gereğince iddianamede gösterilen ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna aykırıdır. Somut olayda, iddianamenin anlatım kısmında sanık hakkında katılan …’e yönelik tehdit suçuna dair anlatım bulunmadığı gözetilmeden, iddianamede dava konusu yapılmayan eylemden hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 225. maddesine uyulmaması,
C) Sanık … hakkında katılanlara yönelik tehdit suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde ise;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanığın, her iki katılanın kafasına ayrı ayrı silah dayadığı ve olay yerinden kaçan katılanların arkasından tehdit amacıyla ateş ettiğinin kabul edilmesi karşısında; sanık hakkında zincirleme suç hükümleri gereği bir kez ceza verilip, bu cezanın TCK’nın 43/2-1. maddesi ile artırılması gerektiği gözetilmeden, katılanlara yönelik tehdit suçundan ayrı ayrı ceza verilmesi,
2) Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirdiğinden sanıklar … ve …’nın temyiz nedenleri yerinde görülmekle tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.