Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/15366 E. 2021/17205 K. 20.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15366
KARAR NO : 2021/17205
KARAR TARİHİ : 20.10.2021

Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14/10/2020 tarihli ve 2020/15416 soruşturma, 2020/9635 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii … 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12/11/2020 tarihli ve 2020/4994 değişik işsayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 19/04/2021 gün ve 7463-2021 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/06/2021 gün ve 2021/57206 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu nazara alındığında;
Dosya kapsamına göre, … Cumhuriyet Başsavcılığınca, “…şüphelinin kendisine yediemin sıfatıyla teslim edilen malları salt satış yerine getirmeme eyleminin suç teşkil etmeyeceği…” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, somut olayda, müşteki vekili tarafından verilen şikayet dilekçesinde özetle, alacağının tahsili amacıyla borçlu şüpheli hakkında … İcra Müdürlüğünün 2019/10443 Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı ve takibin kesinleşmesine müteakip hacze çıkıldığı, haciz işlemi sonrasında, 14/11/2019 tarihinde yediemin olarak şüpheliye haczedilen malların bırakıldığı, 22/06/2020 tarihinde satış talep edildiği, ancak söz konusu malların borçlu şüpheli tarafından satılması nedeniyle hacizli mallara ulaşılmasının engellendiği belirtilmekle birlikte, 26/03/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Geçici 1. maddesi ile 13/03/2020 tarihi itibarıyla durdurulan sürelerin 15/06/2020 tarihine kadar uzatıldığına ilişkin 30/04/2020 tarihli ve 31114 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1. maddesi gözetildiğinde satış talebinin de süresinde yapıldığının anlaşılması karşısında, şüphelinin ifadesine başvurulması ile birlikte hacizli malların şüphelinin elinde olup olmadığının tespiti yapılmak suretiyle toplanacak delillere göre hukuki durumun takdir ve tayin edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını alan Cumhuriyet savcısı, delil toplayıp maddi gerçeği araştırmaya başlayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması halinde, aynı Kanun’un 170/2. maddesi uyarınca iddianame düzenleyip kamu davasını açmakla, yeterli şüphe bulunmaması halinde ise aynı Kanun’un 172. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevli bulunmaktadır. Cumhuriyet Savcısının kararına itiraz üzerine Sulh Ceza Hakimliğince (soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmez ise) dosya kapsamındaki deliller itibariyle itiraz incelenip kabul veya reddedilecektir.
Dosya kapsamına göre, … Cumhuriyet Başsavcılığınca, “…şüphelinin kendisine yediemin sıfatıyla teslim edilen malları salt satış yerine getirmeme eyleminin suç teşkil etmeyeceği…” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, somut olayda, müşteki vekili tarafından verilen şikayet dilekçesinde özetle, alacağının tahsili amacıyla borçlu şüpheli hakkında … İcra Müdürlüğünün 2019/10443 Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı ve takibin kesinleşmesine müteakip hacze çıkıldığı, haciz işlemi sonrasında, 14/11/2019 tarihinde yediemin olarak şüpheliye haczedilen malların bırakıldığı, 22/06/2020 tarihinde satış talep edildiği, ancak söz konusu malların borçlu şüpheli tarafından satılması nedeniyle hacizli mallara ulaşılmasının engellendiği belirtilmekle birlikte, 26/03/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Geçici 1. maddesi ile 13/03/2020 tarihi itibarıyla durdurulan sürelerin 15/06/2020 tarihine kadar uzatıldığına ilişkin 30/04/2020 tarihli ve 31114 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1. maddesi gözetildiğinde satış talebinin de süresinde yapıldığının anlaşılması karşısında, yedieminlik kurumunun yediemine yalnızca kendisine teslim edilen hacizli malı saklama ve istendiğinde iade etme yükümlülüğü yüklediği, yedieminin malları satış yerine götürme yükümlülüğünün bulunmadığı, salt hacizli malların satış yerine götürülmemesinin suçun maddi öğesini oluşturmaması karşısında, mahcuzları satış mahalline götürme yükümlülüğü bulunmayan şüphelinin ifadesine başvurulması ile mahcuzlar üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunup bulunmadığı, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle kaybolmalarına veya bozulmalarına neden olup olmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre hukukî durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucu kovuşturmaya yer olmadığına ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (…) 2. Sulh Ceza Hakimliğinden kesin olarak verilen 12/11/2020 tarihli ve 2020/4994 Değişik İş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 20/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.