YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15364
KARAR NO : 2021/17207
KARAR TARİHİ : 20.10.2021
Nitelikli hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143/1, 145, 31/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … 2. Çocuk Mahkemesinin 11/07/2019 tarihli ve 2018/91 esas, 2019/344 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 12/04/2021 gün ve 94660652-105-38-6711-2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/06/2021 gün ve 2021/51389 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
… 2. Çocuk Mahkemesinin 11/07/2019 tarihli kararı ile hırsızlık suçunun yanında nitelikli olarak işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan da suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verilerek bu suç yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ve anılan kararın 10/09/2019 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içerisinde 17/10/2019 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinin ihbarı üzerine işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçu bakımından yapılan yargılama sonunda, hükmün açıklanması ile adı geçen suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun’un 116/4, 119/1-c, 31/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 2. Çocuk Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/148 esas, 2020/155 sayılı kararının, … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 14/09/2020 tarihli ve 2020/1392 esas, 2020/1184 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilmesine kanunî imkân bulunmamakla birlikte, Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf başvurusunun esastan red kararına karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/A maddesi kapsamında mahallinde itiraz yoluna başvurulabileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31. maddesinin 2. fıkrasında “(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/5 md.) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İşlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde, bu kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan onbir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası yedi yıldan fazla olamaz.” şeklindeki düzenlemenin yer aldığı, somut olayda, kayden 22/07/2004 doğumlu olup suç tarihi olan 24/04/2018 tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında, … İli Kamu Hastaneler Birliği Eğitim Araştırma Hastanesi … Çocuk Polikliniği Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Birimi tarafından düzenlenen 26/04/2018 tarihli ve 2018/1609 sayılı raporda, suça sürüklenen çocuğun işlediği iddia olunan nitelikli hırsızlık fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediği ve cezai ehliyetinin bulunmadığının bildirilmesi karşısında, cezai sorumluluğunun bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
… 2. Çocuk Mahkemesinin 11/07/2019 tarihli kararı ile hırsızlık suçunun yanında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve anılan kararın kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içerisinde 17/10/2019 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinin ihbarı üzerine iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçu bakımından yapılan yargılama sonunda, hükmün açıklanması ile adı geçen suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun’un 116/4, 119/1-c, 31/2, 62, 50/3 ve 52/2. maddeleri uyarınca 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 2. Çocuk Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/148 esas, 2020/155 sayılı kararının, … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 14/09/2020 tarihli ve 2020/1392 esas, 2020/1184 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilmesine kanunî imkân bulunmamakla birlikte, Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf başvurusunun esastan red kararına karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/A maddesi kapsamında mahallinde itiraz yoluna başvurulabileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31. maddesinin 2. fıkrasında “(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/5 md.) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İşlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde, bu kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan onbir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası yedi yıldan fazla olamaz.” şeklindeki düzenlemenin yer aldığı, somut olayda, kayden 22/07/2004 doğumlu olup suç tarihi olan 24/04/2018 tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında, … İli Kamu Hastaneler Birliği Eğitim Araştırma Hastanesi … Çocuk Polikliniği Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Birimi tarafından düzenlenen 26/04/2018 tarihli ve 2018/1609 sayılı raporda, suça sürüklenen çocuğun işlediği iddia olunan hırsızlık fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediği ve cezai ehliyetinin bulunmadığının bildirilmesi karşısında, cezai sorumluluğunun bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (KAYSERİ) 2. Çocuk Mahkemesinden verilen 11.07.2019 tarihli ve 2018/91 E., 2019/344 K. sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 20/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.