Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/30765 E. 2021/25996 K. 02.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30765
KARAR NO : 2021/25996
KARAR TARİHİ : 02.11.2021

KARAR

Hakaret suçundan sanık …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/01/2021 tarihli ve 2019/845 esas, 2021/134 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
I- İstem yazısında;
” Dosya kapsamına göre, hükmün gerekçesinde “…sanığın mağdura hitaben mesaj attığı ”defol git” sözünün muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı…” şeklinde karar verildiği halde, hüküm kısmında ”…Sanık …’nun sabit görülen Müşteki …’a yönelik hakaret suçunu işlediğinden eylemine uyan TCK.nın 125/1. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, kasta dayalı kusurunun ağırlığı, suç konusunun önem ve değeri dikkate alınarak takdiren alt sınırdan olmak üzere ve tercihen adli para cezası seçilerek 90 tam gün adli para cezası cezalandırılmasına,..” şeklinde karar verilmek suretiyle gerekçeli karar ile hüküm arasında çelişki oluşturularak hükmün karıştırılması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” denilmektedir.
II- Hukuksal Değerlendirme:
Anayasanın 141/3. maddesinde belirtildiği üzere, mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli yazılması gerekmektedir.
5271 sayılı CMK’nın “Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar” başlıklı 230. maddesinde; (1) Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde aşağıdaki hususlar gösterilir:
a) İddia ve savunmada ileri sürülen görüşler.
b) Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi.
c) Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanununun 61 ve 62 nci Maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı Kanunun 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi.
d) Cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanaklar.” hükmüne yer verildiği,
Aynı Kanun’un 289. maddesinin (g) fıkrasında da hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi, hukuka kesin aykırılık halleri arasında sayılmıştır.
Ayrıca, 5271 sayılı CMK’nın 225. maddesinde hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verileceği, hükme bağlamıştır.
İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün gerekçe kısmında “sanığın mağdura hitaben mesaj attığı ”defol git” sözünün muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı…” belirtilerek CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verildiği ancak hüküm kısmında ve hükmün esasını oluşturan kısa kararda sanığın hakaret suçundan 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle CMK’nın 230. maddesine aykırı şekilde, hüküm ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulduğu ve bu durumun aynı Kanun’un 289/1-g maddesine göre hukuka kesin aykırılık halini oluşturması nedeniyle, kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar verilmiştir.
III- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Aliağa 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 26/01/2021 tarihli ve 2019/845 esas, 2021/134 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Aynı Kanun maddesinin 4-b fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına TEVDİİNE, 02/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.