YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10335
KARAR NO : 2012/4968
KARAR TARİHİ : 06.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık …’ün önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazlan yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522/1, 61/2, 81/2-3. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın suç tarihinde yakınana ait işyerinin kapı kilidini kırarak içerden sigara ve para alması şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, maddesine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı yasanın 116/2, 53/1, ve 151/1, 53/1. maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
2-Kabule göre de;
a)Eylem kapıyı kesici delici alet kullanmak suretiyle açmak şeklinde işlendiği halde nitelendirmede yanılgıya düşülerek 142/1-b maddesi yerine sanığın 142/2-d maddesiyle cezalandırılması,
b)Sanığın çaldığı sigara ve paralarla birlikte polisler tarafından müştekiye ait dükkanda yakalanması karşısında; kolluk güçlerince hırsızlığa konu mallara el koymanın kaçınılmaz olduğu durumlarda, aynı kanunun 168. maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı gözetilmeden anılan madde ile cezadan indirim yapılması,
c) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine, aynı maddenin diğer haklar ile a,b,d ve e bentlerindeki hak yoksunluğun ise infaz tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafıinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.