YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10138
KARAR NO : 2012/5411
KARAR TARİHİ : 06.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kilitlenmek Suretiyle Muhafaza Altına Alınan Eşya Hakkında Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Sanık … hakkında hırsızlık eylemi nedeniyle kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafıinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53/1. maddesinin infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanık … hakkında hırsızlık eylemi nedeniyle kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın ortak suç işleme kararı kapsamında, suça doğrudan katıldığı gözetilmeden hakkında 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi yerine 39/2-c. maddesinden uygulama yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında TCK 39/2.c fıkrasından kurulan hüküm ile belirlenen ceza 231/5-14. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilirlik sınırları içerisine girmiş ise de; sanığın sabit kabul edilen eyleminin asıl cezasının iştirak eden sıfatıyla kurulan 4 yıl hapis cezası olacağı ve belirlenen cezanın iki yıldan fazla olması karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına olanak bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında CMK’nın 231. maddesi hükümlerinin değerlendirilmesi zorunluğundan bahisle bozma isteyen tebliğnameye iştirak edilmemiştir. Ancak;
5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafıinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53/1. maddesinin infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C-Sanık … hakkında hırsızlık eylemi nedeniyle kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın tüm aşamalarda yüklenen suçu kabul etmemesi, atılı suçu ikrar eden ve hakkında mahkumiyet kararı verilen …’in 25/05/2006 tarihli 2. celsede olay tarihinde sanık …’in yanlarında bulunmadığı şeklindeki beyanı, yine hakkında mahkumiyet kararı verilen ve sanıkları olay yerinden aldığı iddia edilen öteki sanık … ile sanık …’in bir araya getirilip yüzleştirilerek veya sanık …’e ait teşhise elverişli fotoğrafları sanık …’ya gösterilerek, taksiye binen sanıklardan birisi olup olmadığı sorulduktan sonra delillerin bir bütün halinde değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yetinilerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi yönünden sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 06.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.