Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/10849 E. 2012/713 K. 16.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10849
KARAR NO : 2012/713
KARAR TARİHİ : 16.01.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜLER : …, …
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca hükümlüler yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanunun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 492/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; hükümlü …’nun azmettirmesi ile hükümlü …’ın, arkadaşı … ile birlikte olay tarihinde saat 03:00 sıralarında, katılana ait işyerinin muhkem olmayan alüminyum doğrama kapısını zorlayıp, kapı ve kasasına zarar vererek açıp, içeriden hırsızlık yapmaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143/1, 53/3. maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Kanunun 116/2-4, 119/1-c, 53/3, 151/1, 53/3. maddesine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, bu suçlar yönünden CMK’nın 253 ve 254.maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip, sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun belirlenmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
Hükümlüler hakkında Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen hüküm sonrasında, 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı TCK’nın yürürlüğe girmesi üzerine lehe Kanunun belirlenmesi için uyarlama yapılırken, kesin hüküm otoritesini ortadan kaldıracak mahiyette farklı bir karar verilemeyeceği,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü … ile hükümlü … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, maddi ceza hukukuna ilişkin infaz aşamasındaki lehe uygulamaların kazanılmış hak teşkil etmeyeceğinin gözetilmesine, 16.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.