Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/17237 E. 2012/21550 K. 01.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17237
KARAR NO : 2012/21550
KARAR TARİHİ : 01.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını ve davalı bankanın haksız olarak kendisinden ikinci kez 1.838,48 TL yeniden yapılandırma masrafı ve 948,21 TL erken ödeme bedeli aldığını belirterek bu bedellerin tarafına ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin ilgili hükümlerinin haksız şart niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4822 Sayılı Kanunla değişik 6. maddesi ile sözleşmelerdeki haksız şart düzenlenmiş ve “Satıcı ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı, değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını 2012/17237-21550
engellemez. Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir. 6/A, 6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A ve 11/A maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleşmeleri en az oniki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir … ” hükmü, yine 4077 Sayılı Kanunun değişik 6 ve 31 maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde “satıcı, sağlayıcı veya kredi veren tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız şartlar batıldır” hükmü getirilmiştir.
Somut olayda, gerek davacının savunmasında gerekse bilirkişi raporunda, davalının 30.07.2009 tarihinde 1.500,00 TL komisyon ve masraf kesintisi, 264.63 TL sigorta primi olmak üzere toplam 1.764,63 TL; 18.11.2009 tarihinde 293,48 TL sigorta primi, 1.545,00 TL komisyon ve masrafı olmak üzere toplam 1.838,48 TL ve 05.04.2011 tarihinde 948,21 TL erken ödeme cezası kesildiği belirlenmiştir. Masraf kalemlerinin bir kısmının zorunlu kesintiler, bir kısmının ise tüketici lehine olan sigorta kesintileri olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında mahkemece bilirkişiden ek rapor alınarak, alınması gereken zorunlu masraflar belirlenerek yasal dayanağı olmayan kesintilerin davacıya iadesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 01.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.