YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19708
KARAR NO : 2021/18155
KARAR TARİHİ : 24.11.2021
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Bozma ilamı doğrultusunda yerel mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 142/1-e, 168/1, 62, 53, 58. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezasına hükmedilmekle beraber 17.03.2015 tarihli bozulan ilk hüküm yalnız sanık tarafından temyiz edildiğinden sanığın kazanılmış hakkı gereği bahse konu hükümde belirlenen 4.000 TL adli para cezasının sonuç ceza olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından kazanılmış hakka farklı bir anlam yükleyerek bozulan 20.11.2019 tarihli 5237 sayılı TCK.nun 142/1-e,35,62,50,52/2-4, 63. maddeleri gereğince 4000 TL adli para cezasına dair hükmü yeniden kurmak suretiyle hükmün karıştırılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; “Ancak aleyhe bozma yasağı ilkesi kapsamında CMK’nın 307/5 maddesi gereğince “hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz” hükmü uyarınca; sanığın sabit olan nitelikli hırsızlık suçu nedeni ile eylemine uyan 5237 sayılı TCK 142/1-e maddesi gereğince suçun işleniş biçimi nazara alınarak takdiren sanığın 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, eylem teşebbüs aşamasında kaldığından sanığa verilen ceza tehlikenin ağırlığı nazara alınarak 5237 sayılı TCK nın 35. maddesi uyarınca takdiren 3/4 oranında indirilerek sanığın 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak sanığın cezasından 5237 sayılı TCK nun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirilerek sanığın 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın cezasında başkaca kanuni ve takdiri, artırma ve eksiltme yapılmasına yer olmadığına, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığı ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre sanığa verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK nun 50/1-a ve 52. maddeleri gereğince günlüğü takdiren 20.TL hesabı ile 4.500.TL adli para cezasına çevrilmesine, sanığın mahkememizin 2014/475 esas, 2015/66 karar sayılı ilamı ile neticeten 4.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın sanık tarafından temyiz edilip aleyhe temyiz olmadığı anlaşılmakla, sanığın cezasının infazı gerektiğinde, CMUK 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı saklı tutularak, adli para cezasının 4.000 TL. adli para cezası olarak uygulanmasına, cümlelerinin çıkarılarak yerine “Sanığın 17/03/2015 tarihli hükümden kaynaklanan kazanılmış hakkı nedeniyle 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanık hakkında verilen sonuç cezanın 4.000 TL adli para cezası olarak belirlenmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.