Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/35007 E. 2021/9105 K. 25.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/35007
KARAR NO : 2021/9105
KARAR TARİHİ : 25.10.2021

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 08.04.2021 tarih ve 2020/721 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 17.06.2021 tarih ve KYB-2021/51388 sayılı ihbarname ile;
Dolandırıcılık suçundan şüpheliler … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14.04.2019 tarihli ve 2019/3438 soruşturma, 2019/3870 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İskenderun Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.07.2019 tarihli ve 2019/3682 değişik iş sayılı kararının “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müştekinin 25.02.2019 tarihli şikayet dilekçesinde ve 07.03.2019 tarihli ifadesinde özetle, 2018 yılı Mayıs ayında dükkan komşusu …’nin yeğeninin kendisinden kereste almak istediğini söyleyerek dükkanına getirdiğini, sonrasında dükkandan ayrılması üzerine müştekinin, şüpheli …’na satın almış olduğu kerestelere karşılık senetleri imzalayarak kendisine verdiğini, ancak senetlerin zamanında ödenmemesi üzerine protesto çekerek senetlerin ödenmesini istediğini, sonradan senetleri imzalayarak kendisine veren ve kendisini şüpheli … olarak tanıtan kişinin aslında şüpheli … isimli şüpheli olduğunu öğrendiğini, kardeş olan şüphelilerin, ödenmeyen senetlerin icra takibi ile tahsiline engel olmak amacıyla kendisini dolandırdıklarını iddia ettiği, her ne kadar İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheliler ile müşteki arasında gerçekleşen olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ise de; somut olayda, müştekinin dükkan komşusu olan … isimli kişinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilerek olay günü müştekinin dükkanına gelip kereste satın alan ve sonrasında müştekiye senetler düzenleyerek veren kişinin kim olduğuna dair ifadesinin alınması, şüphelilerin mümkün olması halinde canlı olarak, mümkün olmaması halinde teşhise elverişli fotğraflarının temin edilerek, usulüne uygun teşhis ile müştekiye senet veren kişinin tespit edilmesi, şüphelilerden alınan imza ve yazı örneklerinin suça konu senet asılları ile birlikte kriminal incelemeye gönderilerek üzerindeki imza ve yazı örneklerinin kime ait olduğunun tespit edilmesi ile sonucuna göre, eylemin muhteviyatı itibariyle sahte belge düzenlemek suçunu oluşturup oluşturmadığı da değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Müştekinin şikayetinde; şüphelilerden …’nın kereste almak için dükkana gelerek senet karşılığı kereste aldığını, kendisini kardeşi … olarak tanıttığı gibi senedi de “Ege Dekor Mobilya-dekorasyon- İnşaat …” kaşesi ile imzaladığı, sonra protesto çekilmesine rağmen senetleri zamanında ödemediği ve icra takibi yapsa dahi imzaya itiraz edecekleri için sonuç alamayacağını belirterek şikayetçi olduğu olayda; şüpheli …’nin de, diğer şüpheli …’in de söz konusu imzanın …’ye ait olduğunu; müştekinin her ikisini de tanıklarını, verilen senetlerin bir kısmını ödedikleri halde bir kısmını maddi durumlarının bozulmasından dolayı ödememelerinden dolayı müştekinin şikayet ettiğini belirttikleri, dolayısıyla borcun kabul edilmesi ve imzanın … tarafından atıldığını ve senetlerin … tarafından düzenlendiğini her iki şüphelinin de belirtmesi karşısında; eylemin hukuki ihtilaf arzettiği dosya kapsamındaki tüm delillerden anlaşılmakla itirazın reddine dair merci kararında hukuka aykırı bir yön bulunmadığından ve bu nedenle kanun yararına bozma istemi yerinde görülmediğinden, İskenderun Sulh Ceza Hakimliğinin 25.07.2019 tarihli ve 2019/3682 değişik iş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE 25.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.