YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13198
KARAR NO : 2021/11061
KARAR TARİHİ : 09.11.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın asıl davanın, asli müdahillerin davasının ve birleşen 2008/88 Esas sayılı davanın reddine, birleşen diğer davaların kabulüne karar verilmiş olup, hükmün asıl davanın ve birleşen 2008/88 Esas sayılı dava dosyasını davacıları ile davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Sivas İli Kolulhisar İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan … ada … parsel sayılı … m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliğinde; … ada … parsel sayılı … m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … ada … parsel sayılı … m2 yüzölçümündeki taşınmaz ve … ada … parsel sayılı … m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise, ham toprak niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir.
Asıl dava dosyasında davacılar …, …, … ve … vekili, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve tapu kaydına dayanarak, 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin iptali ile dava dilekçesinde bildirdiği kısımların davacılar adına tescili istemiyle dava açmış; asli müdahillerden … dava konusu taşınmazlarda murisi …’a ait yer olduğu iddiasıyla, müdahiller …, …, …, …, …, … ve … ise dava konusu yerlerin mera olarak tespiti ve özel sicile kaydedilmesi istemiyle davaya katılmışlar; birleşen dava dosyalar davacıları ise, ayrı ayrı dava açarak lehlerine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, dava ettikleri yerlerin adlarına tescili talep etmişlerdir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, asıl dosya davacılarının, birleşen 2008/88 Esas sayılı dosya davacılarının ve asli müdahiller …, …, …, …, …, … ve …’nın davalarının reddine; birleşen davaların kabulüne, 101 ada 1 parselin kadastro tespitinin iptali ile 13.12.2012 tarihli fen bilirkişileri raporunda, I-K-L-M-N-C-X-B-F-G-E-D-Ç-Ç1-H-T U-V- V1 harfli kısımlar ile 14.11.2014 tarihli raporda P6 ile gösterilen kısımların davacıları adına tesciline, 133 ada 369 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 13.12.2012 tarihli raporda T1 harfi ile gösterilen kısmın T harfli yer ile birlikte, 175 ada 76 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile aynı raporda U1 ile gösterilen kısmın U harfli yer ile birlikte, 187 ada 15 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 13.12.2012 tarihli raporda V2 harfi ile gösterilen kısmın V-V1 harfli yer ile birlikte davacılar adına tesciline, asıl davada reddedilen A-A2, birleşen 2008/88 Esas sayılı dosyada reddedilen P1-P2-P3-P4 -P5 harfli yerlerin, … ada … ada … ada … ve … ada … parsel sayılı taşınmazların kalan
kısımlarının tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, asıl dosya davacıları … ve arkadaşları ile birleşen 2008/88 Esas sayılı dosya davacısı …, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekillerince temyiz edilmiştir
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasa’nın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; dava konusu taşınmaz bölümlerinin bir kısmının … ada 1 sayılı orman parselinde, bir kısmının ise … ada … ada … ve … ada … parsel sayılı ham toprak parsellerinin içerisinde kaldığı belirlenmiş olup, hükme esas alınan fen bilirkişi rapor ve krokilerinde, bu parsellerin tamamını gösteren tek pafta üzerinde gösterim yapılmadığından hükmün denetlenmesi, taşınmazların orman içi açıklık olup olmadığının belirlenmesi mümkün olmamıştır. Dosya kapsamında bulunan 13.12.2012 tarihli rapor ekinde … ada … parsel gösterilmiş ise de, çok küçük bir paftada gösterilip, dava konusu edilen taşınmaz bölümleri sembolize eden harfler bu paftada gösterilmediğinden, komşu taşınmazlar pafta üzerine yazılmadığından ve daha sonra alınan 14.11.2014 tarihli rapor ekindeki krokide gösterilen taşınmazlara da yer verilmediğinden, hüküm ve bilirkişi raporlarının denetlemeye elverişli olduğundan sözedilemez.
Ayrıca hükme esas alınan orman bilirkişi raporlarında, en eski ve tespitten 15-20 yıl öncesine ilişkin hava fotoğrafları incelenmediğinden, davacılar lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı da anlaşılamadığı gibi, 13.12.2012 tarihli fen bilirkişi raporunda B-Y harfleri ile gösterilen kısımların dava dışı kişilerin kullanımında olduğu belirtilmiş olmasına rağmen, orman parseli içinde kalan bu kısımlar hakkında eldeki davanın dışında açılan başka bir dava bulunup bulunmadığı da araştırılmamıştır
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, dava konusu … ada … ve … ada …, … ada …, … ada … parsel sayılı taşınmazları komşularıyla birlikte gösteren kadastro paftası, komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri, en eski tarihli ve tespitten 15-20-25 yıl öncesine ait memleket haritaları ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek orman mühendisi bilirkişi, ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazlar, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazların gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazların niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazların imar-ihyaya
konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar- ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını, taşınmazların orman içi açıklık olup olmadıklarını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı; ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmak suretiyle dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı ve bu yolla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli; yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişiden, taşınmazların evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir şekilde tüm orman parselini ve dava konusu yerlere komşu kadastro parsellerini gösteren, rapor eki paftada dava edilen taşınmazları harflendirmek suretiyle gösteren rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği ilgili tapu müdürlüğü ve kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun’un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, ve taşınmazların orman içi açıklık vasfında olup olmadıkları, orman içi açıklıkların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile edinilemeyeceği de değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazıl şekilde hüküm verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davacılar … ve arkadaşları ile,birleşen dosya davacısı … ve davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 09.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.