Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/16384 E. 2012/22420 K. 31.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16384
KARAR NO : 2012/22420
KARAR TARİHİ : 31.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükümlülerin, önceden kasıtlı suçlardan hükümlülükleri bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nIn 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nIn 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca hükümlüler yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerini olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK’nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nun 493/1, 62, 522(pek fahiş) maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, olayda hükümlülerin eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b ve 35. maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, yakınma bulunması nedeniyle aynı Yasanın 116/2, 119/1-c ve 151/1 maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, bu suçların da CMK’nun 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerine tabi olduğu ve taraflara uzlaşma hususu hatırlatılıp sonucuna göre ayrı ayrı tespit edilecek sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Önceki ve sonraki yürürlüğe giren yasalarda lehe olanın uygulanıp sanık yararına olabilecek cezanın belirlenebilmesi için 5252 sayılı Yasanın 9/1. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak “duruşma açılarak” yargılamanın sonucuna göre ve lehe olan kanun ilgili hükümleri uygulanmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken evrak üzerinden karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler … ve …’ın temyiz itirazları bu bakından yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlüler lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.