Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/33984 E. 2021/4525 K. 20.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/33984
KARAR NO : 2021/4525
KARAR TARİHİ : 20.04.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, müşteki vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmüş bulunan ve duruşmada şikayetçi olduğunu bildiren müşteki hakkında davaya katılma konusunda herhangi bir karar verilmemiş olmasına rağmen, müştekinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu belirlenerek ve 5271 sayılı CMK’nın 237/2. ve 238. maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Sanığın iş yerine yaptırmış olduğu dekarasyon işi karşılığında …’e suça konu 3.250 TL bedelli çeki ciro ederek verdiği, daha sonra çekin bankaya ibrazında çalıntı olduğunun belirtildiği, yapılan araştırmada çekteki imza ve yazıların keşideci …’ya ait olmadığının tespit edildiği, sanığın bu şekilde atılı suçları işlediği iddia edilen olayda;
1- Sanık hakkında atılı resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun, 10/10/2006 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2- Sanık hakkında atılı nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden yapılan incelemede;
Sanık savunması, katılan ve tanıkların beyanları, bilirkişi raporları ile dosya kapsamından mahkemece sanığın çeki katılanın babası …’dan aldığını savunduğu, …’in dava konusu çekin kendisine ait olan ve önceden çalınan çeklerinden birisi olduğunu, sanıkla arasında hiçbir ticari irtibat alışveriş olmadığını, bu çeki kendisinin ve babası …’in sanığa vermediğini bildirdiği, tanık …’nın da aynı mahiyette ifade verdiği ve sanığa çeki vermediğini beyan ettiği ancak yargılama aşamasında sanık müdafiince ibraz edilen 26/04/2013 tarihli “…’dan verdiği çek mukabili 1.500 TL aldım, …” isimli belgenin yaptırılan bilirkişi incelemesinde belgedeki el yazılarının … eli mahsulü olduğu, ancak yazılarla aynı kalem kullanılarak atılan imzanın, mukayese imzalarından farklı yapıda atılmış bir imza olduğunun bildirildiği, bu belge ile duruşmada dinlenen tanık … …’in yeminli anlatımının da sanığın çeki …’dan aldığına yönelik savunmasını teyit eder mahiyette olması gerekçelerine dayanan beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, bozulması gerektiğine dair temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.