Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/23560 E. 2012/24949 K. 22.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23560
KARAR NO : 2012/24949
KARAR TARİHİ : 22.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlı
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hırsızlanan 300,00 TL paranın dışında, çalınan eşyalardan ziynet eşyalarının ve cep telefonunun suç tarihi itibariyle değerinin 790,00 TL olduğu dikkate alındığında, toplam değer açısından, değerin hafif olduğu kabul edilmekle, lehe yasa değerlendirmesi bakımından 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe olan yasanın, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek; sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522( Hafif), 59 maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 62, 116/1, 62 ve 151, 62 maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi zorunluluğuna uyulmaksızın, mahkemece lehe yasa karşılaştırması yapılırken değerin pek fahiş sayıldığına ilişkin delillerin neler olduğunun karar yerinde gösterilip tartışılmaması suretiyle hatalı değerlendirme ve karşılaştırma yapmak suretiyle hüküm kurulması,
2-Özgürlüğü bağlayıcı ceza ile hükümlülüğüne karar verilen sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 53. maddesi ile uygulama yapılmaması,
3-Kabule göre de;
Konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarının suç tarihi itibariyle, 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi olması nedeniyle, sanığın anılan yasa maddeleri uyarınca hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 22/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.