Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/27903 E. 2012/2009 K. 02.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/27903
KARAR NO : 2012/2009
KARAR TARİHİ : 02.02.2012

Binanın eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçundan sanık …’nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 31/2, 62.maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın anılan Kanun’un 50/1-f maddesi uyarınca takdiren 5 ay süreyle kamuya yararlı bir işte (hizmet) çalıştırılma tebdirine çevrilmesine dair Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2007 tarihli ve 2007/311-461sayılı kararının infazı sırasında, sanığın velisinin talebi üzerine, sanık hakkında verilen 5 ay süreyle kamuya yararlı bir işte (hizmet) çalıştırılma tebdirinin, 5 ay süresince gece saat 19.00 ile sabah 07.00 saatleri arasında sokağa çıkmama tebdirine çevrilmesine ilişkin aynı Mahkemesinin 09.10.2007 tarihli ve 2007/217 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 27.01.2009 tarih ve 2008/889/3892 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2009 tarih ve 2009/27582 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50/1-d maddesinde “Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama süresinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlemesindeki özelliklere göre; mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasalaklanmaya, çevrilebilir.” hükmünün yer aldığı, sanığa tayin edilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırımına çevrilirken, kanun koyucunun amacına uygun, akla ve mantığa aykırı olmayan tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir seçenek yaptırıma hükmedilmesi gerektiği halde, özgürlüğünü kısıtlar mahiyette 5 ay süreyle gece saat 19.00 ile sabah 07.00 saatleri arasında sokağa çıkmama tebdirine çevrilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.06.2010 tarihli kararıyla, sanık … hakkındaki, Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin verdiği kararıyla ilgili kanun yararına bozma istemnin REDDİ ile Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2007 gün ve 2007/311-461 sayılı kararının yasa yollarına başvuru süresinin, yöntemi ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak sanık …’ya tebliği ve vermesi halinde de temyiz dilekçesi eklendikten sonra incelenmek üzere Yargıtaya gönderilmesine karar verildiği ancak anılan karar sanığa 27.09.2010 tarihinde tebliğ edildiği halde sanık tarafından temyiz edilmediğinin anlaşılması karşısında; karara yönelik bir itiriza bulunmadığından dosyanın mahkemesine gönderilmesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 02.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.