Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/13723 E. 2012/18556 K. 11.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13723
KARAR NO : 2012/18556
KARAR TARİHİ : 11.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
31.03.2005 tarih ve 2005/27-261 sayılı hükmün sanık … müdafii tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca iadesi üzerine, hakkında verilen beraat hükmü kesinleşmiş olan … ’in tekrar yargılama sürecine dahil edilerek kurulan beraat hükmünün, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğunun mahallinde gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
A- Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuk … hakkındaki 31.03.2005 gün ve 2005/27-261 sayılı hükmün kesinleşmesinden sonra aynı dosyada sanık …’a ilişkin ilk hükmün, bu sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, Yargıtay C. Başsavcılığınca 12.09.2005 tarihinde, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren yasalar uyarınca değerlendirilmesi için dosyanın iade edilerek mahkemesine gönderilmesi üzerine … hakkındaki önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hakkında verilen hüküm kesinleşmiş olan …’ın tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, ikinci hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; … hakkında yeniden kurulan ikinci hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE,
B- Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1, 61, 522. (pek hafif) maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 35/2, 53 maddesine uyan hırsızlığa teşebbüs suçunun yanı sıra, aynı Yasanın 116/1, 119/1-c, 53 ve 151/1, 53. maddelerine uyan gündüzleyin konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu ve bu suçlar yönünden 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu, 
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.