YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/37452
KARAR NO : 2021/11067
KARAR TARİHİ : 29.11.2021
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 22.06.2021 tarih ve 2021/6931 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10.09.2021 tarih ve KYB-2021/89734 sayılı ihbarname ile;
Sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret ve güveni kötüye kullanma suçlarından şüpheli …, … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02.09.2020 tarihli ve 2020/53469 soruşturma, 2020/32376 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair Antalya 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03.02.2021 tarihli ve 2020/4169 değişik iş sayılı kararının “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda, müştekinin İsviçre’de yaşadığı, Türkiye’ye geldiğinde toptan ürün aldığı, Kasım 2019 tarihinde yine ürün aldığı daha sonra teslim almak üzere şüpheli …’ye emanet bıraktığı, 2020 yılının başında şüpheliye ulaşmaya çalıştığı ama başarılı olamadığı, takip eden süreçte şüphelinin … paylaşımında bulunarak hakaret içerikli sözler sarf ettiği olayda, şikayet dilekçesinde suç tarihinin Kasım 2019 olarak belirtildiği, 26.08.2020 tarihinde şüpheli hakkında şikayet süresi geçtiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şikayet dilekçesinde 2020 yılının başında müştekinin şüpheliye ulaşmaya çalıştığı fakat ulaşamadığının belirtildiği, suç tarihinin tam olarak tespit edilerek güveni kötüye kullanma suçu açısından şikayet süresi yönünden değerlendirme yapılması gerektiği, hakaret içerikli paylaşımların Mart ayı içerisinde olduğu dilekçe içeriğinden anlaşılmakla yine bu suç açısından da araştırma yapılarak suç tarihinin belirlenip her iki suç yönünden de öğrenme tarihi tespit edilerek şikayet süresi yönünden değerlendirme yapılması gerektiği, belirtilen nedenlerle yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İsviçre’de yaşayan ve tekstil işiyle uğraşan müştekinin; 2019 yılı Kasım ayında Türkiye’den aldığı toptan ürünleri, uçaktaki bagaj ağırlığı limiti nedeniyle yurt dışına götüremediği ve daha sonra almak üzere emaneten arkadaşı şüpheli …’ye bıraktığı, sonrasında 2020 yılının başlarında şüpheliye ulaşamadığı ve şüpheli tarafından oyalandığı gibi, şüphelinin sosyal medya üzerinden kendisine hakaret içerikli sözler sarfettiğini, bu sebeple şikayetçi olduğunu belirttiği olayda; her ne kadar suç tarihinin 2019 yılı Kasım ayı olduğu kabul edilerek 26.08.2020 tarihinde yapılan şikayetin süresinde olmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de ; müştekinin aşamalarda ; fail ve fiili öğrendiği tarihin teslimin yapılmayacağını anladığı 2020 yılı Mart ayı olduğunu ve hakaret içerikli sözlerin de mayıs ayında sosyal medyaya yazıldığını, tüm bu olaylara ortak arkadaşlarının tanık olduğunu belirtmesi karşısında ; müştekinin ve tanıkların (gerek sosyal medyadaki yazının altına yorum yazan gerekse aradaki emanet bırakma durumunu bilen ) beyanının alınması, fiili ve faili öğrenme tarihinin tespitinin yapılarak şikayetin süresinde olup olmadığının buna göre belirlenmesi gerekirken ; şikayetçinin ürünleri teslim ettiğini belirttiği tarih suç tarihi kabul edilmek suretiyle eksik soruşturma sonucu verilen karar yerinde olmadığı ve bu itibarla kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, merci Antalya 5. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 03/02/2021 tarihli ve 2020/4169 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE 29.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.