YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15407
KARAR NO : 2012/7890
KARAR TARİHİ : 04.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
5252 sayılı yasanın 9/3 maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin ve 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında, yakınma olduğundan aynı Kanunun 151/1 maddesine uyan mala zarar verme suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi, her durumda 765 sayılı TCK’nın lehe olması nedeniyle sonuca etkili görülmemiş, sanığın katılanın aracından çaldığı şeylerin toplam değerinin 700,00 TL olduğu ve bu miktarın suç tarihine göre 765 sayılı Kanunun 522. maddesi kapsamında “hafif değer” olarak kabulü ile sanık hakkında tayin olunan cezada bu madde hükmüne göre yarı oranında indirim yapılması gerekirken, yazılı şekilde uygulama yapılması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık lehine olan kanunun 765 sayılı TCK olarak belirlenmesine ve uygulamanın da buna göre yapılmasına rağmen, 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin de tatbikine karar verilerek karma uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkarılarak, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04/04/2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.