Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2019/2295 E. 2021/28464 K. 06.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2295
KARAR NO : 2021/28464
KARAR TARİHİ : 06.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

K A R A R

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, …’ın 18/08/2015 havale tarihli temyiz dilekçesi içeriğinden yalnızca katılan sıfatıyla sanık … hakkında tehdit ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik, … ve … vekilinin de 22/06/2015 havale tarihli temyiz dilekçeleri içeriğinden yalnızca katılan sıfatıyla sanık … hakkında tehdit suçu ile sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinde bulundukları belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanıklar … ve … hakkında tehdit suçu ile sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden;
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik katılan …, katılan … ile katılanlar … ve … vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Sanığa yükletilen kasten yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi, hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık … ile katılan …’ın temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden bu nedenle HÜKMÜN BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; tebliğnameye uygun olarak, hüküm fıkrasından, TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve Kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C-Sanık … hakkında katılanlar …, … ve …’a yönelik kasten yaralama suçu ile katılan …’a yönelik hakaret suçundan kurulan hükümlere gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın kasten yaralama ve hakaret suçlarıyla birlikte işlediği iddia edilen tehdit suçundan beraat etmesi karşısında, kasten yaralama ve hakaret suçlarının CMK’nın 253/3. maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, aynı kanunun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunmaması,
2-Kabule göre de;
a-Kasten yaralama suçundan kurulan hükümler yönünden;
TCK’nın 62 ve 29. maddelerinin uygulanması sırasında hesap hatası yapılarak sonuç cezanın 2 ay 6 gün yerine 2 ay 23 gün olarak fazla tayini,
b-Hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanık hakkında aynı olay bütünlüğü içerisinde işlenen kasten yaralama suçu yönünden TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümleri uygulandığı halde hakaret suçundan kurulan hükümde haksız tahrik hükümleri uygulanmayarak cezaların bireyselleştirilmesinde çelişki oluşturulması,
c-Tüm suçlardan kurulan hükümler yönünden;
TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.