Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/7953 E. 2012/22246 K. 30.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7953
KARAR NO : 2012/22246
KARAR TARİHİ : 30.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suça sürüklenen çocuğun diğer suça sürüklenen çocuklar …, …, … ve … ile birlikte başka bir hırsızlık fiili nedeniyle yakalandıktan sonra müştekiye karşı hırsızlık fiilini gerçekleştirdiklerini açıkladıktan sonra, henüz başvurusu bulunmayan müştekiye bir adet adaptörün yerini …’in göstererek aynı gün polise teslim etmesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesi uyarınca müştekiden kısmi geri vermeye rızası bulunup bulunmadığı sorularak sonucuna göre suça sürüklenen çocuk hakkında aynı Yasanın 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 28.10.2005 günlü kararın yalnızca suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmiş olup, aleyhe temyiz olmaması nedeniyle tayin edilen ceza miktarı ve erteleme hükümlerinin uygulanmış olması itibariyle kazanılmış hak oluştuğu, bu nedenle dosyanın Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.01.2008 tarih, 2006/22666 esas ve 2008/246 karar sayılı ilamı ile bozulmasından sonra verilen cezanın önceki hükümle tayin edilen cezadan ağır olamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle 1412 sayılı CMUK’un 326. maddesine aykırı davranılması,
3- Suça sürüklenen çocuğun, … Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/91-335 sayılı dosyasında bildirdiği adresten celp edilmeden, suç tarihinden sonra yakalandığında bildirdiği ve dosya kapsamına göre ayrıldığı bilinen adresine çağrı kağıdı gönderilmek ve tebliğ edilmeden iadesi üzerine yargılamaya devam edilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
4- Suça sürüklenen çocuk hakkında ceza uygulanması sırasında, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi gereğince aynı Yasanın 31/3. maddesinin, 62. maddesinden önce uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
5- 5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesine göre, yaşı küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında aynı Yasanın 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
6- Yargılama giderlerinin suça sürüklenen çocuğun sebep olduğu tutar kadar yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı olarak, yazılı biçimde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 30.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.