YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17623
KARAR NO : 2013/29077
KARAR TARİHİ : 22.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Y.C.G.K.’nın istikrar bulmuş içtihatları (örneğin; 18.06.2013 günlü, 1444-305 ile 1454-312 esas ve karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere) uyarınca; kararda “TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına” denilmesinin yeterli olduğu, ayrıca tekerrüre esas teşkil eden ilâmın gösterilmesinin zorunlu olmadığı, 5275 sayılı Kanunun 108/3 maddesi uyarınca, sanığın tekerrüre esas teşkil eden ilâmlarından en ağır olanının infaz aşamasında dikkate alınacağı ve sanığın tekerrüre esas ilâm veya ilâmları bulunmasına rağmen TCK’nın 58. maddesinin uygulanmamasına karar verilmiş veya bu hususta bir karar verilmemiş ya da hatalı biçimde kararda tekerrüre esas olan en ağır cezayı içeren ilâm yerine başka bir ilâm gösterilmiş ve aleyhe temyiz de yok ise, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca aleyhe bozma yasağı bulunduğu kabul edildiğinden, birden fazla tekerrüre esas olabilecek hükümlülüğü bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanması sırasında, en ağır cezayı içeren ilâm (Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2006 tarihinde kesinleşen 2002/96-2003/158 E-K. sayılı ilâmı) yerine, yazılı şekilde daha az ceza içeren başka bir ilâm tekerrüre esas alınmış ise de; aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek kararda gösterilen ilâmdaki ceza miktarı infazda dikkate alınacağından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın yakalandığında müştekiye karşı hırsızlık fiilinin gerçekleştirdiğini açıkladıktan sonra, kolluk tarafından üst aramasında bulunup el konulan 80 TL’nin dışında kalan ve çaldığı paradan bir kısmının bulunduğu yeri gösterip burada ele geçen 250 TL’sı ile birlikte toplam 330 TL’nin müştekiye iadesini sağladığının ve kalan 170 TL’yi de müştekiye ödemek istediğini söylediğinin, buna karşılık müştekinin de geri kalan parayı istemediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; iadenin ya da tazmin talebinin kabul edilmemesi düşünülemeyeceğinden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.