Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/12786 E. 2012/28111 K. 21.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12786
KARAR NO : 2012/28111
KARAR TARİHİ : 21.12.2012

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 85/2, 62/1. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık …’in mahkûmiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargılama aşamasında müdafii bulunmayan sanığın yokluğunda verilen hükmün usulüne uygun olarak sanığa 07.01.2010 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın hükümden sonra yetkilendirdiği müdafinin hükmü 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 18.01.2010 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz talebinin 1412 sayılı CMUK’un 310. ve 317. maddeleri uyarınca REDDİNE;
2-Sanık …’in mahkûmiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 318 ve 5271 sayılı CMK’nın 299. maddeleri gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
a) Baba ve oğul olan iki sanığın birlikte işlettiği kömür ocağında, sanıkların yanında işçi olarak çalışan ölen ile mağdurun hitli adı verilen taş parçalamaya yarayan makine ile çalıştıkları sırada, ölenin kullandığı hitlinin patlamamış patlayıcıya temas etmesi sonucu meydana gelen patlama olayında, patlama nedeninin önceden yapılan atımdan kalan patlamamış patlayıcının kazaen mekanik bir etki ile patlaması olduğunun tespit edildiği, tanıkların tamamının ocakta ateşleyici yeterlilik belgesine sahip kimsenin bulunmadığını, ocakta çalışma yaptıklarında başlarında maden mühendisi bulunmadığını, patlatma işini yapmalarını kendilerine sanık …’in söylediğini, ayrıca kaza olduğu güne kadar da ocakta herhangi bir denetleme yapılmadığını, işçilerin patlatma usulünü dahi birbirlerinden öğrendikleri, gerekli eğitimlerin verilmediği, olay tarihinde ve öncesinde de patlatmaların sodyum klorat şeker, kükürt, mazot karışımından oluşan maddenin, kağıtlara sarılarak hazırlanması ve patlayıcı içine sokulan şebeke cereyanının verildiği bulaşık teli ile patlatılması suretiyle yapıldığı, sanık tarafından patlayıcı kullanılmasına ilişkin gerekli ruhsatların da alınmadığı anlaşılmakla; bu şekilde meydana gelen olayda bilinçli taksirin unsurlarının oluştuğunun ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 22/3. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

b-)Mağdur …’ün geçici raporunda yaralanmasının niteliğinin yeterince açıklanmadığı, İspir Devlet Hastanesi genel cerrahi uzmanı tarafından düzenlenen raporda ise, yaralanmanın niteliğine hiç değinilmeden geçici raporda belirlenen yaralanmalardan dolayı mağdurun hayati tehlike geçirdiğinin belirtildiği, anılan raporların mağdurun yaralanmasının niteliği konusunda açık ve net olmadığı anlaşıldığından öncelikle Adli Tıp Kurumundan rapor alınıp mağdurun yaralanmasının niteliği tespit edilip yaralanmasının TCK’nın 89/1 maddesi kapsamında nitelikli olmadığı takdirde mağdurun hükümden sonraki şikayetten vazgeçmesinin TCK’nın 89/5. maddesi gereğince bilinçli taksir halinde dahi mümkün olduğu ve sanığın eyleminin, TCK’nın 85/1. maddesi kapsamında kalacağı, yaralanmanın nitelikli olması halinde ise vazgeçmenin etkili olmayacağı gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, kanuna aykırı
Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık … tarafından yatırılan kefalet parasının 5271 sayılı CMK’nın 113, 115. maddeleri gereğince iadesine karar verilmesi gerekirken, cezanın infazı başladığında kefalet parası hususunda Çorum 3.İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına şeklinde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine 21.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.