YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12986
KARAR NO : 2021/11336
KARAR TARİHİ : 16.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:.
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; “Tescil davasına konu a ve b harfli bölümler yönünden, komşu 1301 sayılı parselde bulunan binanın bir kısmının a harfli bölümde kaldığı bilirkişi raporunda belirtilmesine rağmen, Mahkemece 1301 sayılı parsel malikleri davaya dahil edilmeden ve davaya karşı diyecekleri sorulmadan karar verilmiş olmasının isabetsizliğine ve ayrıca ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın çok az bir bölümünde sebze ekili olduğu, geriye kalan alanın taşlık kayalık olduğu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı belirtildiği halde rapora aykırı düşen yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarına değer verilerek hüküm kurulmasının da doğru olmadığı belirtilerek, Mahkemece 1301 sayılı parsel maliklerinin davaya dahil edilmesi, yerel bilirkişi, tanıklar, fen ve ziraat bilirkişileri marifetiyle mahallinde yeniden keşif yapılarak davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde yöntemince araştırma yapılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK’nin 713/1. maddesine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmaz tescili istemine ilişkindir.
Dava dosyası temyiz incelemesi nedeniyle Dairemize gönderildikten sonra, davacı vekili 04.11.2020 tarihli dilekçesi ile, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na göre kadastro çalışmalarının başladığını ve davaya konu yer hakkında 274 ada 78 parsel numarası altında malik hanesi açık bırakılarak tutanak düzenlendiğini ve tutanak aslının kadastro mahkemesine gönderilerek Milas Kadastro Mahkemesinin 2020/35 Esasına kaydedildiğini bildirmiş; Milas Kadastro Mahkemesinin 2020/35 Esas sayılı dosyası üzerinden temyize konu tescil davasının görüldüğü mahkemeye gönderilen 05.07.2021 tarihli yazı uyarınca da, tescil davasına konu taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlendiği ve tutanağın, 3402 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre mahkemelerine gönderildiği belirtilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 26. maddesinde, Kadastro Mahkemesinin görevinin her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlayacağı açıklanmış; anılan Kanun’ un 27. maddesinde ise yerel hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği belirtilmiştir. Mahkemelerin görevlerine ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup, re’sen gözetilmesi gerekir.
Hal böyle olunca; Mahkemece, karar tarihinden sonra hakkında kadastro tutanağı düzenlenen çekişmeli taşınmaz hakkında görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu gözetilmek suretiyle, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’ nun 27. Maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının Kadastro Mahkemesine devredilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.