YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7487
KARAR NO : 2021/28391
KARAR TARİHİ : 02.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanığın aralarında husumet bulunan müştekiyle tartıştığı sırada ruhsatsız av tüfeği ile ateş ederek tehdit ettiği şeklindeki kabule göre, sanığın eyleminin TCK’nın 106/2-a maddesinde tanımlanan silahla tehdit ve aynı Kanunun 170/1-c maddesinde tanımlanan genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturduğu, TCK’nın 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren silahla tehdit suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken, kanuni olmayan gerekçe ile tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulması,
2) Mala zarar verme suçundan, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 151/1 maddesinin hapis cezası yanında seçenek ceza olarak adli para cezası da öngörmesi karşısında, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğinin kanuni ve yeterli gerekçe gösterilerek açıklanması, daha sonra da alt ve üst sınırlar arasında kanuni ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmesi gerekirken hapis cezasının seçilmesi sırasında takdir hakkının hangi hukuki gerekçelere dayanılarak kullanıldığı açıkça gösterilmeyerek TCK.nun 61. maddesine aykırı davranılması,
3) Tehdit suçundan sanığın üzerine atılı suçları kabul ettiği samimi ikrarında, müştekinin kendisine olan borcunu uzun süredir ödemeyerek kendisini oyaladığını söylemesi, müştekinin de soruşturma evresindeki beyanında sanıkla aralarında alacak meselesinin bulunduğunu söyleyerek sanığı doğrulaması karşısında, sanık hakkında TCK’nın 29. maddesinin uygulanma olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Tüm suçlar yönünden, TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek, temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeyerek, Yargıtay denetimine imkân verecek şekilde hukuki gerekçesi açıklanmadan temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.