YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17645
KARAR NO : 2012/20283
KARAR TARİHİ : 01.10.2012
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Ceza Genel Kurulu’nun 14.06.2011 tarih ve 2011/7-48 esas 2011/128 sayılı kararında da açıklandığı üzere, verilen cezanın hukuka aykırı uygulama yapılması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına olanak sağlayacak sınırlar içinde kalması durumunda kazanılmış hak kuralı nedeniyle ortaya çıkan hafif cezadan ötürü ikinci kez avantajlı bir uygulama anlamına gelen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilmeyeceği, buna göre; hükümlünün yakınana ait eve girerek 360,00 TL para ile değeri 25.000 TL eden yakınana ait aracın anahtarını alarak kapının önünde bulunan aracı bu anahtarla çalıştırmak suretiyle aldığının anlaşılması karşısında, aracın değeri dikkate alınarak 765 sayılı TCK’nın 522. maddesi gereğince cezadan artırım yapılması gerektiği gözetilmeksizin, aynı madde gereğince değerin pek hafif kabul edilerek cezadan indirim yapıldığı, bu ilamın temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği ve buna göre yapılan uyarlama yargılamasında da hükümlünün hatalı şekilde uygulanan kazanılmış hakkının korunarak indirim yapıldığı, buna göre; sanığın aldığı araç ile paranın pek hafif kabulü suretiyle cezadan indirim yapılması yerine pek fahiş kabulü ile cezadan artırım yapılması halinde belirlenecek hapis cezasının en az 3 yıl 1 gün olması gerektiğinden, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, 765 sayılı TCK’nın lehe olduğunun belirlenmesi karşısında, önceki kararın aynen infazına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken yeniden aynı hükmün kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Uyarlama yargılaması niteliği itibariyle hükümlünün lehine olan yasanın belirlenmesine yönelik olduğundan, hükümlü aleyhine yargılama giderine hükmedilemeyeceği gözetilmeksizin yargılama giderinin hükümlüden tahsiline karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderinin tahsiline ilişkin kısmın çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.10.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.